Yedi
Ortalama puan
4,5
yayın
  • Birgün

Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.

Basın Eleştirisi

Birgün

Yazar: Tuğçe Madayanti Şen

‘Yedi’, karanlık ve gotik bir atmosfer içinde, şehre ve onun koşullarına dair izleyiciye dikkat çeken bir deneyim sunar. Yağmurun sürekli yağıyor olması, şehrin umutsuzluğunu vurgular ve Somerset’in düzenli, disiplinli yaşam tarzı bu karanlık dünyaya karşı bir zıtlık oluşturur. İlginç bir şekilde, filmde hiçbir kurbanın ölümü açıkça gösterilmez. Kurbanların nasıl öldüğü, nelerle karşılaştığı izleyiciye anlatılır, fakat görsel olarak bu detaylar gösterilmez ve ekranda olmayan şeylerin izleyiciyi daha çok korkutabileceği kanıtlanır. Bu durum, izleyicinin hayal gücünü devreye sokar ve gerilim, dolaylı yoldan izleyicinin zihninde inşa edilir. Dedektifler, cinayetlerin ardındaki karmaşık yapıyı çözmeye yaklaşırken, film bir tür zihinsel labirente dönüşür. Katilin kimliği ve amacının netleşmesiyle birlikte, izleyicinin kafasında birçok soru doğar ve bu belirsizlik, gerilimi daha da artırır. David Fincher, bu son sahnede bir kez daha görsel olarak gösterilmeyen detayları öyle bir şekilde sunar ki, izleyicinin hayal gücü devreye girer ve akıl almaz bir korku yaratılır. Katilin eylemleri, onun karanlık psikolojisini ve toplumsal mesajını anlamaya çalışan dedektiflerin çabaları, izleyiciyi sadece olayların sonuçlarıyla değil, bu sonuçların gerisindeki anlamlarla da yüzleştirir. Özellikle finalde, John Doe'nun teslim olması ve iki son cinayetle ilgili açıklamalar yapması, izleyiciyi tamamen belirsizliğe sürükler. Fincher, yalnızca cinayetleri değil, katilin amacını ve dedektiflerin ruh halini de ustaca manipüle eder, bu da ‘Yedi’yi unutulmaz bir suç draması yapar.

Eleştirinin tamamı için: Birgün
Daha Fazlasını Göster