Bu filmi izleyen bütün başarısızlar, gökten bir hap inmesini, bir keramet gelmesini bekliycekler sanırım... :) spoiler: Çoğu kimse böyle bir hapı, tüm kötü etkilerine rağmen isteyecektir. Çünki dünya halkının çoğunluğu umutsuz, başarısız, mutsuz.. Kaybedecek çok fazla şeyi olmayan insanlar daha çok risk almaya meyillidirler. Hele filmdeki gibi olumlu bir son ihtimali varsa... Film kötü bitseydi, "çabalayın, emeğinizle bi yere gelin, gelebildiğiniz kadarına razı olun, kanaat edin, tehlikeli işlere bulaşmayın" gibi bir anlam çıkabilirdi. Ama tersi oldu. Verilen mesaj da bu yönde oluyor bu durumda. Kazanmak, başarılı olmak için herşeyi dene, hırslı ol, yetinme gibi mesajlar...
Filmleri kalitesine, yönetmenine, oyuncusuna, ve oyuncuların performanslarına göre değerlendirmekten ziyade, psikolojik açıdan izleyenleri ne yönde etkiler kısmıyla daha ilgiliyim ben, daha önce de belirttiğim gibi başka eleştirilerimde..
Hiç bir filmden fazla etkilenmemeli. Gerçekle sanalı birbirinden ayırmalı.. Maalesef sinema dünyası batının elinde ve sürekli bazı propagandalara maruz kalıyoruz. Aklımızı vicdanımızı kaybetmeden izleyelim filmleri.. İyi seyirler :)
Konu sağlam, oyuncu iyi zaten bu adamı dehşet treninden beri severim ve izlerim.Tahmin ettiğim gibi çıktı.Ama heyecan dozu biraz daha yüksek olsaydı daha iyi olurdu.10/7
şu an kitabını okuyorum.gayet etkileyici ama unutmamalı ki güzellik çirkinlik herkese göre değişir.eğer kitap gibi gidecekse bu film gayet ağır etkili ama genelde sıkıcı formatta olabilir.robert de nironun karakteri ise dünyanın en zengin adamlarında biri hapı kullanan elemanı yanında işe alıyor.
İrlandalı yazar Alan Glynn'in "The Dark Fields" isimli romanından Holywood'a uyarlanmış bir yapım. Konusu itibariyle oldukça ilgi çekici olmasına karşın giriş kısmıyla başlayan akıcılığı filmin geri kalanında göremedim.
spoiler:
filmin gerçekten güzel bir giriş ve anlatımı var. Ana karakterimiz Eddie Morra'nın içinde bulunduğu depresyon ve çaresizliği çok güzel anlatıyor. Aynı şekilde hapı ilk kullandığı sahne ve devamında yaşadıkları filmden beklentileri üst düzeye çıkarıyor. Ancak bir noktadan sonra film kısır döngüye giriyor ve akıcılığını kaybediyor ne yazık ki.
Sonuç olarak bu kadar güzel oyuncu kadrosu ve özgün bir hikayeye sahip film beklentilerin altında kalıyor ki Robert De Niro'nun varlığı bile filmi vasatın üzerine çıkaramıyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.