Zindan Adası
Ortalama puan
4,3
2760 Puanlama

344 Kullanıcı yorumları

5
90 Eleştiri
4
163 Eleştiri
3
34 Eleştiri
2
40 Eleştiri
1
6 Eleştiri
0
11 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Necati Kuzucu
Necati Kuzucu

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

4,5
16 Şubat 2014 tarihinde eklendi
Zannetmiyorum ki en ilk kez izlendiğinde anlaşılabilsin. Ayrıca son sahnede erkek sağlık görevlisinin elinde tuttuğu metal demirler lobotomi için kullanılan ameliyat malzelemeleri. Doktor ortak diye yanına gittiğinde Leo’nun iyileşip iyileşmedini anlamaya çalışıyor. Sonra iyileşmediğini anlıyor. Asıl mesele Leo’nun bunu bilerek yapıp yapmaması . Çünkü aklı yerini geldiğinde gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor bence o sahnede de her şeyin farkındaydı ama son replikte bir canavar olarak mı ölmek daha iyi yoksa iyi bir insan olarak mı dedi. Yani her şey hatırlaması kendisine çok kötü hissettiriyordu ve akıl sağlığı yerinde ölmektense lobotomi yapılarak duygusuz ve hissiz ölmeyi hiç bir şey hatırlamamayı tercih ediyor.
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 895 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
23 Mayıs 2013 tarihinde eklendi
konusu farklı oyunculuk ve görsel kalitesi çok üst seviyede olduğu sağlam bir film tavsiye ederim iyi seyirler...
Furkan Y.
Furkan Y.

Takipçi 214 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Aralık 2014 tarihinde eklendi
Filmin bence hiç bir yönü tartışmaya açılamayacak kadar üst düzeyde. Allak bullak ediyor sizi. Hadi canım diyorsunuz. Eleştirebileceğim bir yönü olmayan nadir filmlerden birisi. Oyunculuklar ve senaryo çok üst düzeyde. Sonuç ise harikulade. Akıl oyunları, İskelet anahtar ve Zindan adası her zaman ilk önereceğim filmlerdir bu filminde katılmasıyla. Bu başyapıtı beğenmeyenler için çok samimi söylüyorum ; başka alanlara yönelin. Çünkü böylesine şahane filmleri anlamadığınız gibi birde karalamaya çalışmanız çok saçma. Susam sokağından da başlanabilir.
kiminist90
kiminist90

Takipçi 7 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
5 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
her ne kadar filmin serim kısmında isimleri biribirine karıştırsam da çok iyi filmdi, ikinci kez arkadaşlarımla izleyince taşlar yerine oturdu :)
CagriAydogdu
CagriAydogdu

Takipçi 21 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Aralık 2018 tarihinde eklendi
Yorumlara baktım çok görüş var.
Ancak filmin anahtarı spoiler:
son cümle.
Canavar olarak yaşamaktansa kahraman olarak ölmek. Adada beyinleri sıfırlanan elemanlar devletin birer katili olarak kullanıldıktan sonra tekrar beyinleri yıkanıyor ve tekrar göreve gönderiliyor. O yüzden leo en son direniyor ve ölümü seçiyor. spoiler:
Son derece sağlam bir film. İyi seyirler.
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.340 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Mart 2021 tarihinde eklendi
Senaryosu Laeta Kalogridis tarafından "Mystic River"ın da (2001) yazarı olan Dennis Lehane'nin aynı isimli romanından (2003) uyarlanarak kaleme alınan “Shutter Island”, büyük usta Martin Scorsese'nin yönetmen koltuğunda oturduğu 138 dakikalık süresine rağmen merak ve ilgiyle izlenerek tamamlanan sürprizlerle dolu, parçacıklarının içinde bulunduğu orijinal kutusunu görmediğiniz için finalde karşınıza nasıl görüntünün çıkacağını bilemediğiniz bir "puzzle" gibi...


İşin daha da iyisi, insanın içini daraltan karanlık ve kasvetli atmosferinin yanı sıra bir türlü dinmek bilmeyen yağmuru ile Scorsese'nin filmi Lehane'nin romanına sadık kalarak "neo - noir" tarzda kurgulamış olması...

Haydi gelin başlayalım...

Boston Harbor Adaları, 1954...

"Su" ile arası pek hoş olmayan adli polis Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve yeni ortağı Chuck Aule (Mark Ruffalo), tedavisi zor akıl hastalarına ev sahipliği yapan Ashecliffe Hastanesinin bulunduğu adaya doğru yol almaktadırlar...

Şu "su" olayını lütfen aklınızın bir köşesinde tutun...

Zira ileride bulmacanın çözümünde işinize fazlasıyla yarayacak...

Neyse devam edelim...

Kendilerini adada, üç farklı bloktan oluşan hastaneye götürmek üzere yardımcı gardiyan McPherson (John Carroll Lynch) ve gerginlikleri Teddy'nin gözlerinden kaçmayan ekibindeki silahlı gardiyanlar karşılar...

Girişte silahlarını teslim ettikten sonra Dr. John Cawley'in (Ben Kingsley) yanına götürülürler...

Yolda zincirlere vurularak bahçe işlerinde çalıştırılan hastaları da görürler...

Dr. Cawley'in yanına vardıklarında ikilinin, son yirmi dört saat içinde kimselere görünmeden tesisten kaçmış olan Rachel Solando (Emily Mortimer) için adaya geldiklerini öğreniriz...

Ki anlatılanlara göre bu Rachel, üç çocuğunu da evinin arkasındaki gölde teker teker boğarak öldürmüş olan bir cani olup son derece tehlikelidir...

Ancak aynı Rachel, çocuklarının öldüğü gerçeğini reddederek tesisteki odasını evi olarak kabul etmenin yanı sıra etrafındaki herkesi sütçü, postacı vs. gibi insanlar olarak addetmektedir...

Yani tam anlamıyla kafasında yarattığı bir hayal dünyasında yaşamaktadır...

Üstelik tüm aramalara karşın adanın hiçbir yerinde bulunamadığı gibi parmaklıklı penceresi ve kilitli kapısı olan odasından nasıl çıktığına da akıl sır ermemektedir...

Hep birlikte odasına gittiklerinde Teddy, yerdeki gizli bir bölmede Rachel'ın yazdığı çok "özel" bir not bulur...

Yetmez, yedi görevlinin poker oynadıkları yemekhanenin içinden geçerek kaçmış olduğunu da duyunca Dr. Cawley'e, bütün personel ile görüşmek istediklerini söyler...

Yemekten sonra hepsi bir araya toplanarak sorgulanır...

Anlaşıldığı kadarıyla zayıf halka, yapmaması gerektiği halde nöbet yerini terk ederek tuvalete gitmiş olan Glen Miga'dır (Joseph Sikora)...

Bir de Rachel'ın psikiyatristi olan Dr. Lester Sheehan'ın (sürpriz) adı gündeme gelir...

Ama o da sabah feribotla adadan ayrılarak izine ayrılmıştır...

Hava koşulları nedeniyle kendisine telefon ile de ulaşılamamaktadır...

Teddy ve Chuck akşam Dr. Cawley'in saray yavrusunu andıran evine gittiklerinde personelin dosyalarını görme isteklerini reddeden Dr. Jeremiah Naehring (Max von Sydow) ile de tanışırlar...

Bunun üzerine asabı çok bozulan Teddy, ertesi sabah adadan ayrılma kararı alır...

Fakat rüyasında gördüğü karısı Dolores (Michelle Williams) Teddy'i, "Rachel adadan hiç ayrılmadı ve işin içinde (kendisinin dumandan boğularak ölümüne yol açan) 'kundakçı' Andrew Laeddis'in de (Elias Koteas) bulunduğu" şeklindeki uyarısının ardından fikrini değiştirir...

Ve her biri ayrı birer vaka olan Rachel ile aynı terapi grubundaki hastalarla tek tek görüşmeye başlarlar...

Ezberletildikleri şeyleri anlatan hastalardan Bridget Kearns (Robin Bartlett), kaşla göz arasında bulduğu bir fırsat esnasında Teddy'nin not defterine"KAÇ" diye yazar...

Derken...

Teddy Chuck'a, Nazi toplama kampı Dachau'yu özgürleştirdiklerinde SS'lere yaptıklarını itiraf eder...

Tabii adaya geliş nedeni ve ada da yürütülen çalışmalara ilişkin tahminini de...

Bütün bunlar yaşanırken birdenbire, çok kısa bir süre önce sırra kadem basmış olan Rachel'da sapasağlam olarak ortaya çıkıverir...

Dakika 52...

Yalnız halen, her yanı çıkmaz sokaklarla dolu bir labirenti andıran bir "puzzle"a benzettiğimiz filmin hikayesinin nereye varacağını kesinlikle öngöremeyecek ve bir tahminde bulunmaya kalktığınız anda da yanılarak hüsrana uğrayacaksınız...

Bu durumda ne mi yapmanız gerekecek?

Elbette ki, filmi tamamlamak...

Emin olun Leonardo DiCaprio'nun şahane bir performans sergilediği film bittiğinde, "izlediğime değdi" diyeceksiniz...

Keyifli seyirler,
ABRK97
ABRK97

Takipçi 48 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Eylül 2015 tarihinde eklendi
İki dedektif, en tehlikeli ve ciddi delilerin tutulduğu adaya giderek oradaki esrarengiz olayları ve sırları çözmeye karar verir.
Film gerçekten çok değişik bir yapıt.Kafa bulandıran cinsten.Filmi beğenmeyenler iyi takip edememişlerdir.
O yüzden filmi iyi takip ederek izleyin..
Martin Scorsese ve Leonardo'nun en beğendiğim filmi süphesiz ki Zindan Adası.
Bu başyapıtı ve dünyanın sayılı filmlerinden biri olan filmi daha fazla beklemeden izleyin
10/9
Mervan Eker
Mervan Eker

Takipçi 7 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Şubat 2021 tarihinde eklendi
Christopher Nolan’ın filmlerini kafa karıştırıcı olarak bulurdum ama Nolan’ın filmleri Zindan adası kadar kafa karıştırıcı değil . İlk başta polisiye film izlediğimi sandım ama zamanla yanıldığımı anladım.Film yavaş yavaş gerilimi arttırıyor . Flashback sahneleri karakterin psikolojisini daha iyi anlamamızı sağlıyor yani kısacası Martin Scorsese’nin ustalığını bir kez daha izliyoruz
Darxis
Darxis

Takipçi 38 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
1 Nisan 2012 tarihinde eklendi
Filmin bitmesine 1 saat kala andrew laeddis in leonardo olduğunu anlamak çok zor olmadı. Akıl oyunlarının etkisi olsa gerek. Buna rağmen iyi filmdi. Leonardanun oyunculuk harika.
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
Atmosferi ile büyüleyen bir film olmuş Zindan Adası. Oyunculuklar çok iyi. Filmin geçtiği dönem çok iyi yansıtılmış. Çekimler görüntüler şahane. Konusud çok başarılı. Filmin sürpriz sonu her ne kadar kendini belli etsede yinede kesinlikle izleyin derim.
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Adamlar yapıyor mirim. Yaw yani bütçye gerek duymadan yapıyorlar biz halen behlül ve bihterden sıyrılamadık. Arşivlik film 10/10
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.251 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Haziran 2010 tarihinde eklendi
Filmi daha ilk yarısında tahmin edebiliyorsunuz. ama bu filmde amaç herşeyi son 15dak. sığdırmak değildi. isteseler kimsenin tahmin etmesine izin vermezlerdi. filmin konusunu geniş zamana yaymak istemişler. ama sona da bir kaç sürpriz saklamayı başarmışlar. leo harika bir oyuncu. tek geçerim.
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
14 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Finaliyle, ters köşeye yatıran bir Scorsese gerilimi...
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Başka bir yönetmenin elinde bir B filmi olabilecekken Martin Scorsese gibi bir ustanın elinde bir filmin nerelere gelebileceğinin en iyi kanıtı.Filmlere yönetmenlerin katkısını görmek için daha iyi bir seçenek olamaz herhalde.Özellikle ilk yarım saati ve dedektiflerin adaya gelişleri sırasındaki kadraj ve fonda çalan müzik benim için unutulmaz bir deneyim oldu.Zaten bir Martin Scorsese filmi demek de Shutter Island için yeterince açıklayıcı olacaktır.
yuzbasiyulaf
yuzbasiyulaf

Takipçi 428 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
Gerçekten güzel bir film, biraz akıl karıştırıcı ve düşündürücü..
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler