En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
MojoRising
Takipçi
380 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
21 Haziran 2012 tarihinde eklendi
Bir yönetmen bu kadar gereksiz bir film çekerken onunla çalışan onlarca kişi niye onu uyarmaz bunu hiç anlamam. Birisi de ''Sayın Burton yaptığımız iş kötü oluyor galiba'' demeyi neden aklından geçirmez? Bu filmin en büyük sorunu ne olmak istediğine karar verememiş olması kanımca. Filmin bir bölümü komedi, bir bölümü korku, bir bölümü ise romantik. Bu farklı üç türü bir filme yedirmekte herkesin harcı değil işte. Sen koskoca Tim Burton olsanda bazen olmuyor bu işler. !!!Spoiler!!! Barnabas Collins birilerini acımasızca öldürürken aradan iki dakika geçmeden şaka yapıp seyirciyi güldüremez. Ben seyirci olarak o an o karaktere antipati duyuyorum, iki dakika sonra yaptığı espriye nasıl güleyim? Spoiler Sonu! Bunun dışında birçok karakterin içi bomboş. Bazılarının hiç gereği bile yok hatta. Filmin finalinde ise yaratıcı olacağız diye saçmalandıkça saçmalanmış. Bazen en güzel yaratımlar basit fikirlerden doğar. Herşeyi çorba yapmak yaratıcılık değildir. Sözün özü; sanat yönetimi, Eva Green'in performansı, 70'lerin o güzelim müzikleri bile bu kafası karışık, çorbaya dönmüş filmi kurtarmaya yetmemiş.
Tim Burtondan ciddi yada etkileyici üst düzey filmler görme imkanımızın kalmadığını kanıtlar nitelikte bir film karanlık gölgeler.Muhteşem kadrosuna rağmen, sığ işlenen karakterler yüzünden pasif bir oyunculuktan fazlasını göremiyoruz.Anlatımda hınzır ve abzürt tarafını fazla göstermesiyle dramatik yapısını yok ediyor, korku unsuru ise tüm klişeleri birbiri ardına sıralamaktan öteye gidemiyor, fantastik yanı ise 90'lardan beri Burtonun kendini bırakın geliştirmeyi fazlasıyla geri gittiğini kanıtlar nitelikte basit ve çocukça, buna bir dolu kötü sahne planlaması, bayan replikler, rezalet efeklerde eklenince bir karın arısından fazlası olamadığı açık, belki finali bişeleri kurtarır derken filmin sonu ise saçmalığın dik alası böylece Alice Harikalar Diyarındanda sonra bir Burton fiyaskosuyla daha baş başa kalıyoruz. 10/4
Dark Shadows, yönetmen koltuğunda Tim Burton’ı görünce, esas çocuk olarak Johnny Depp’i düşünme alışkanlığımızı bir kez daha perçinlemiş oldu. Tabi bir diğer kadrolu oyuncusu Helena Bonham Carter’da Tim Burton’ın olmazsa olmazlarından. (Adamın karısı oynatacak tabi…) Ama iki oyuncuda yönetmenin karanlık, uçuk kaçık hayal dünyasına, gerek oyunculukları, gerekse görüntüleriyle cuk oturuyor. Twillight serisi ile vampir filmlerinin popüler olduğu şu dönemde, bu furyadan kendi gothik tarzından ödün vermeden Tim Burton’da nasiplenmek istemiş galiba. Big Fish ve diğer filmlerinin hatırına iyimser düşünürsek de büyüyememişlere masallar anlatan yönetmen bu kez bir vampir hikayesine el atmış. El atmakta geç bile kaldı bence.
Filme gelince, Barnabas Collins’in (Johnny Depp) vampir oluncaya kadar olan bölüm, mekan seçimleri, kostümler ve makyajlarıyla bu bir Tim Burton filmidir dedirtiyor kendine, hikayesi ile de kısa bir filmi andırıyor. Aynı zamanda bu bölüm hikayenin temelini oluşturan başlangıcı oluyor Dark Shadows’un. Ama hikaye ilerledikçe,tam anlamıyla ne korkutuyor, ne güldürüyor ne de seyirciye bir aşk hikayesi izliyorum hissi veriyor. Hiç birini tam anlamıyla tattıramıyor. Anlayacağınız Dark Shadows, oyuncu kadrosunun kağıt üzerindeki parıltısından çok şey beklediğimiz ama hikaye örgüsü açısından umduğumuzu bulamadığımız filmler kervanına katıldı. Ama yine de Johnny Depp, hınzır ve karizmatik vampir Barnabas Collins rolüyle gönlümüzü bir kez daha fethetmiştir. Ayrıca hala yirmili yaşlarında gözüken bu adam için vampir rolü, üzerine en çok yakışan kostümlerden biri oldu. Ve Eva Green’e ayrı bir parantez açmamak olmaz. Filmi izlememiz için en güzel neden. Genelde savaşlı ve tarihi filmlerde güzel prenses benzeri rollerde görmeye alışık olduğumuz Green, bu kez yakın geçmişte yaşayan, fettan, tutkulu bir sarışın güzeli canlandırıyor. (Eva Green koyu saçlıdır, koyu saçlı kalmalıdır !) Fettanlık bir insana bu kadar mı yakışır desek yeridir. İşin özü, oyuncu kadrosuna bakıp büyük beklentilerle izlediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ama bir sinema tutkunuysanız sıkılmayacağınız ve vasatın geçmeyen klasik bir Tim Burton-Johnny Depp filmi izlemeye hazırlanın.
Filmi sinemada izlemiştim ve büyük hayalkırıklığına uğramıştım sanırım bu benim suçum fazla beklentiyle izlemiş Tim Burton filmi, eğlenceli bazı sahneler çok güldürüyor Adams Ailesi tarzında biraz, johnny depp iyi bir oyunculuk sergilemiş izle unut tarzı izleyin ve eğlenin..
Collins ailesi hakkında diyebileceğim olumsuz bir şey yok,heps birbirinden fantastik.Yalnız filmdeki sırıtan unsur şu Anjelique denilen cadı bozması olmuş."Sex and the City" filmindeki Big karakteri gibi itici bir profil yaratmışlar.Cadı yerine düşman olarak başka biri olsaydı daha iyi olurdu bence.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.