En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
DthepYEK
Takipçi
233 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
8 Aralık 2015 tarihinde eklendi
Brugge manzaralı oyunculuk resitali...
Prensiplere bağlı kalmak lazım. Sadece şu sözden ve yaşanan olaydan sonrası için bile filme saygı duydum. Bu film izlediğiniz sıradan filmlerden değil. Suç, komedi tarzı çok birlikte işlenmiştir. Ama bu tam benim tarzım. Hafif bir absürd komedi havası var. Ama tam olarak değil. Bir komedi filmi desen değil. Tam anlamıyla bir dram değil. Tam bir salata gibi. Her şeyden var içinde.
İçinde çok şey var ama bunları öyle güzel ayarlamışlar ki dramatik bir sahne esnasında kahkaha atabiliyor, aslında komik olan bir durumda ciddileşebiliyorsun. Şekilden şekile sokan bir film. Zaten olay örgüsü de en sevdiğim tarzlardan biri. Birbirini takip eden farklı olaylar zinciri. S.ktğim Brugge da Collin Farrell şov izledim. True Detective'in ikinci sezonunu beğenmemiş, eleştirmiş biri olarak, özellikle Farrell'ı yetersiz bulmuştum.
Bundan 7 yıl onca çıkardığı oyunculuk çok çok iyi. Dizideki performası buradakine yaklaşamaz bile. Bir diğer efsane oyunculuk ise birçok filmini izlediğim ama tam manası ile bu filmde keşfettiğim Ralph Fiennes. Özellikle aksanına bayıldım. Ayrıca ağır abi ama aynı zamanda yürekli ve gururlu bir rolle karşımıza çıkmış. Bu ikili çok çok iyiydi. All they are f.cking good. F.ckin Brugge. Yok la Brugge güzel kentmiş sevdim Brugge'u. Tam bir duygusallaşacağım ama o sohbetleriyle güldürüyorlar. Tam bir sohbet filmiydi. Dalıp gittim. İyi seyirler... 7.9/10
Bu film burda nasıl vizyona girmez...nasıl sinepuana kapalı olur..aklım almıyor...neyse,kısaca yorumuma gelince...eğlenceli bir aksiyon filmi gibi duruyor..ama aslında dram ağırlıklı...2 kiralık katilin Belçikada Bruges deki durumunu anlatan bir film...oldukça etkileyici buldum...Colin Farrell ve Brendan Gleeson ikilisi oldukça uyumlu...zaten ödüllü bir filmmiş...eğlenmek,iyi zaman geçirmek için ideal bir seçim olur...(8/10) :))
ilk 1 saat fazlasıyla gereksizdi, colin farrelin Bruge'de tanıştığı sevgilisi ise bnce filmin kaltresini daha da aşağıya çekti, ama son 40 dk tam resital.. İzleyin ama aksiyon-çatışma-komedi vb gibi antraksyonlar beklemeyin..Bu arada bu filmin finali ile 1955 yapım Rififi'nin finali çok benzer.. İkisinde de ortalıkta sağlam adam kalmıyor..8/10
yavaş ilerleyen ama oldukça iyi bir senaryosu olan akılcı bir film. edebi lafları oldukça hoşuma gitti filmin. müzikleri de oldukça iyiydi. raydan çıkanlar filminden ufak bir alıntı var. çok fazla aksiyon falan beklemeyin. bruges şehrinin tadını çıkarın venedik gibi bir şehir.
İlk yarım saat sıkıyor, sonrasında telefon görüşmesinde olan sahneler çok iyiydi. Diyalogları beğendim bu sahnelerde. Daha sonra ise hafif romantizm,ihanet,acıma gibi unsurlar ekseninde yoluna devam ediyor ve finalinde ne olmaya çalıştığı belli olmayan bir film çıkıyor ortaya...10/6,5..
çok keyifli izlemesi çok zevkli bir film. ben bu kadar beklemiyordum açıkçası. colin farrell çok yakışmış aynı zamanda iyide oynamış. 10 puan. iyi seyirler ...
türüne komedi yazsa da aldanmayın. ilk bir saati derin bir vicdan muhasebesi son yarım saati ise biraz aksiyon,biraz dram.ama başarılı bir film olduğu konusunda hemfikirim.kendi yarattığı bir dünyası var filmin ve sizi rahatlıkla içine alıyor. sonunda ise yüzünüzde memnuniyet verici bir ifadeyle bitiriyor.7/10
bence brugesi tanıtmak populerite kazandırmak için yapılmış ))..çok sıkıcı ve sıradan..aynı şeyi istanbul için yapıp birkaç star getirip istanbl temalı güncel bir film yapsak daha iyi bir iş çıkarırdık
In Bruges (Brüjde) üç ayri kötü adamin, üç ayri vasfi üzerine bina edilmis. Birincisi Ray’in üzerindeki bu islerin adami olmamasindan dolayi ortaya çikan bir çocuk katilinin “vicdan azabi” hali. Ikincisi Ken’in yasadigi itaat ve merhamet çatismasi ve son olarak Harry Waters’in prensiplerine bagliliginin verdigi taassup. Bu üç temel mefhum etrafinda yine bir takim metafizik degerlerin insandaki tezahürünü irdeliyor Martin Mcdonagh. Filmin dikkat çekici bir yönü ise, Iki kötü adamin (Ken ve Harry Waters) gözünden kentin mimarisine, tarih dokusuna göndermeler yaparak çok derin estetik mülahazarda bulunulmasi, böylelikle üst-estetik görgüyü kötülük pesindeki bilinçlerden sunarak deyim yerindeyse onu nötürlestirmesidir. Ray gerçekten bu islerin adami degildir. Üstünde gençliginin vermis oldugu yasam arzusu sürmektedir. Brüjdeki kuleyle, ikonalarla, tas dösemelerle ilgilenmiyor olmasi, sehirdeki bir kiza asik olmasi bundandir. Harry, bir kiralik katilin hafizaya sahip olmamasi gerektigini bilmekte ve Ray’in yasamaya devam etmesi halinde kendisinin de er geç desifre olacagini düsünmektedir. Böyle olmasa dahi Harry siddetli bir prensip savunucusu olup kötü adamlarin mutlak kötülük dairesinde olmadiklarini, çocugun ölümü karsisinda almis oldugu tavirla izleyiciye göstermistir. Ve izleyici böyle durumlarda kötülük kavramini sorgulamaya baslar… Ken ise dibine kadar katil, böyle oldugu kadar ise özde merhamet sahibidir. Brendan Gleeson’un, gözünden yasam feri alinmis o donuk ve anlamli bakislara sahip katil rolünü oynayisi mükemmeldi. Ken, Brüjü kuleden seyrederken izleyici Ken’in yüzünde; kötülük, aidiyetsizlik, sanat, estetik, ahlak ve vicdan gibi kavramlari iç içe geçmis bir harman gibi görür. Harry Waters, Ken’in kendisini Ray’e feda edecegini gördügü halde taassubu Ken’i öldürmesine engel olmamistir...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.