Suspiria
Ortalama puan
3,3
201 Puanlama

58 Kullanıcı yorumları

5
5 Eleştiri
4
16 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
17 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
7 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
11 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Bu filmin son 12 dakikasından daha İğrenç birşey varsa; o da ilk 92 dakikasıdır.Gerçekten rezalet bir film zaten Argentonun işe yarar bi filmini görmedim bol domates sosu, devamlı yağmurlu şimşekli hava, birbirinden yeteneksiz oyuncular, berbat senaryo.Hele filmin başında bir kol çıkıp kızı bıçakladı ya koptum gülmekten, görüp görebilceğiniz en kötü korku filmlerinden. 10/1
catwoman-2
catwoman-2

Takipçi 134 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Ekim 2007 tarihinde eklendi
filmi izledim.bence arkadaşlar çok abartmış o kadar korkunç bi film değildi...
dinopis-2
dinopis-2

Takipçi 157 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
2 Mart 2008 tarihinde eklendi
başyapıt olarak nitelendirilmesinden dolayı izlemeye başlamadan önce beklentilerim yüksekti. fakat nedense başarılı bir korku filminin verdiği gerilimi suspiria bana veremedi. filmin harika bir müziği ve on numara mekanları var. ama müzik filmin içinde o kadar abartılı kullanılıyorki bir süre sonra kesinlikle kulak tırmalıyor. filmin başarısız bulduğum bir yanı da oyuncuların performansları. yine de bu haliyle bile günümüzdeki birçok uyduruk korku filmine suspiria taş çıkarır.
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Ekim 2007 tarihinde eklendi
Cekildigi yila gore muhtesem bir film oldugunu dusunmekteyim, hala da etkisini kaybettigini dusunmuyorum, gunumuzdeki bircok korku filminden daha kaliteli ve urkutucu.Muzikleri ise hic sormayin gercekten harika, ve urkutmeyi basarir cinsten.
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Haziran 2003 tarihinde eklendi
Dario Argento ve Suspiria
Suspiria
İşte bu gerçek korku filmi.... Argentonun herşeyi muhteşem bi şekilde korku öğesi olarak kullandığını görüyoruz ve gerçekten korkuyoruz...Nasıl mı=? Müzik, görüntü ve kamera açılarının harikalığından..
Daha başlangıçtan ışıklar rüzgar, yağmur, taksi şoförü, kırmızı bina, ormanlık alan, esrarengiz sözler, köpek, öğretmen, solucanlar, siyah kumaşlar, belirsiz sesler, karanlıkta gözler,,,
Yüksekteki binalar, şehir efsaneleri, belirsiz uyku basmaları, ölümler ve yine ölümler....
Daha çok var ama saymakla bitmez...
Argento gerçekten bence çok iyi...
esat-ozcan
esat-ozcan

Takipçi 260 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Nisan 2005 tarihinde eklendi
Renk kullanımı ve müzikler eşsiz,zamanına göre de gayet başarılı bir film.Etkileyici bir atmosfere sahip olsa da filmin sloganı gibi 92dk. korku garantisi verilemez.Suspiria'nın herkesi etkilemesi beklenemez ama müzikleri izleyenleri bir süre takip edecektir.
bluevelve
bluevelve

Takipçi 115 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Şubat 2006 tarihinde eklendi
Ölümün rengi kırmızıydı ve korkunun yansımasıydı, gözlerdeki çaresiz bakışlar. Kötülük tüm ağırlığıyla uyuyordu mabedinin altında ve o mabet, genç bedenlere mezar oluyordu ardı sıra. Koridorlarda, tekin olmayan adımlar sayılıyordu belirli belirsiz ve ansızın susuveriyordu gök gürültüsünün eşliğinde. Renkli bir kabus gibi yaşatıyordu, ürkek bakışlar ve solgun yüzlerde korkuyu, argento'nun insanın kanını donduran kızıllıktaki ?suspiria? sendromu.Havaalanına ilk adımla başlıyordu iç titreten müzik. Huzursuz edici ve sinir bozucu bir ruha bürünüyordu adeta. Çıkışa yaklaştıkça yüzde beliren ifade, olacakların hissini sezdiriyordu izleyiciye. Ve şimdi yola koyulmuştu yağan yağmurun altında. Gittiği yer yaşatacaktı ona, yaşamadığı korkuyu ve gizemi hayatta. Birden ağaç gövdesinin ortasına, çakan şimşeğin ışığında, bir el ve tuttuğu bıçağın siması yansımakta. Bu, bale okuluna yaklaşıldıkça ölüme gidilen yolda, bize ilk işareti vermeyi amaçlamakta. Kapıda beliren bir kız gizli çiçeği haykırmakta.Bir başkası, bilmemesi ve görmemesi gerekenleri görmesinin dehşetiyle, gecenin karanlığında koşuyor ölümün kollarına. Korunaklı gördüğü bir binaya dalıyor ansızın. Ve şimdi pencerenin önünde duruyor, yaklaşıyor gözleri gecenin rüzgarına ve birden beliriveriyor bir çift göz, karanlığa inat diri ve keskin bakmakta. Çığlığa boğulan dudaktan bir süre sonra son nefeste, bedenine giren bıçakla birlikte ipin ucunda sallanmakta. Bu ölüme gidiş ve boşluğa düşüş öyle hızlı ve ansızın olmaktaki, kurbanı ve seyirciyi gafil avlanılmakta.Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Orada yatan kötülük içindekilere ölüm getirmektedir. Ve bu, ?suzy'nin ürkekliğinde ve huzursuzluğunda kendini belli etmektedir. Zaman ilerledikçe garip olaylar etrafında belirmekte ve içine düşen şüphe tohumları ?suzy'yi, gerçeğin peşinde gitmeye yöneltmektedir. Bu gerçek yüzyıl öncesinde düğümlenmekte ve ?cadılıkla? iç içe geçmiş bir hikaye şekillenmektedir. Artık sona yaklaşıldıkça, kimsesiz koridorlarda takip edilmeye başlanılmıştır ayak sesleri. Ve duvarda mor çiçek resmi, gizli bir kapıyı açmıştır öyle sessiz ve gizemli. Ürkek adımlar ilerledikçe ve yaklaşıldıkça ? kara kraliçeye?, gözlerde donuk bakışlar ve kulaklarda keskin bir müzik, eşlik etmektedir seyirciye. Şimdi karşısındadır korkunun ve onun siması, belirmiştir çakan şimşekte ansızın. Ve bitişiyle karanlığın, son bulmuştur korku, kapladığı yüreklerde ansızın.?susparia? kuşkusuz, korku sineması dendiğinde ilk akla gelen yapıtlardan birisidir. Ondaki yaratılan atmosferin rahatsız edici karanlığı ve büründüğü renk kıvamı, seyirciyi her daim huzursuz ederek ve de müziğin iç gıcıklayan tonlaması da buna dahil edilerek, her an bir şey olacakmış hissini yaşatır izleyiciye. ?argento'nun bale okulunda yarattığı gotik betimleme ve gölgelerle ışığın birbirine farklı şekillerde kaynaşmasının film de kullanılması, bunun yanında kamera kullanımındaki canlılık filmi, nefes alıp veren bir esere dönüştürüyor. Kırmızının ağırlıklı kullanımı ve ölümün anlık sunumundaki yansıtılan sadist anlatım, filmi etkin kılan unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Tempo bazı yerlerde durağan seyretse de ve sonu biraz kısa kesilmiş yada aceleye getirilmiş hissi uyandırsa da ?susparia?, her zaman için gerek argento'nun, gerekse de korku türünün önemli ve sözü geçer bir yapıtlarından biri olarak yerini muhafaza edecektir.
Caner Canlıer
Caner Canlıer

Takipçi 38 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
3 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Evet yılına göre iyi bir film olsa da şu an oyunculuk senaryo ve efektler açısında vasatın çok altında. Filme sadece çekim tarzını ve renk kullanımını sevdiğim için devam ettim. Onun haricinde ölüm sahneleri sanki komik olsun diye yapılmış. Kısacası izlemeye çok değer bir film olduğunu düşünmüyorum. 4/10 o da renklerin müthiş kullanımına.
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Kasım 2004 tarihinde eklendi
siteye ilk girdiğimde filmin puan 8.7ydi..şimdi gittikçe düşüyo..bence filmin atmosferi gerçektende iyi ayarlanmış..filmin başlangıcı bencede mükemmel..ama böyle bir başlangıçtan sonra belki izleyici daha fazlasını bekliyor ama..yok..yok..maalesef daha sonra film oldukça yavaşlıyor..ama tabii ki ortam gergin...müzikler iyi..birde filmin sonunda gerilim olarak iyi bir sonm yapılmış..ama bunun dışında kimse gücenmesin filmde pekte birşey yok...
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Korku sinemasının babalarından biri olan Dario Argento’nun filmografisinden öne çıkan filmlerden birisi 'Suspiria'.Film, harika bir başlangıç yaparak seyircinin tüm dikkatini ekrana vermesini sağlıyor fakat sonraki yarım saat biraz daha durağanlaşıyor. Neyse ki son 40 dk. filmi başyapıt yapmaya yetiyor. Filmde kullanılan objeler, renk kullanımları, mekan tasarımları ve müzikler de muazzam. Argento’nun okulda oluşturduğu gotik ürkütücü atmosfer ise görülmeye değer. Özellikle ilginç sonuyla da seyirciyi hayretle büyülüyor. Ayrıca film -bildiğim kadarıyla- ses efektlerinin kullanıldığı ilk filmler arasında yer alıyor. Film, beni çok korkutup, germese de filmi izlerken büyük keyif aldım. 'Suspiria' bütün sinemaseverlerin seveceği türden bir yapım değil, bu yüzden herkese öneremeyeceğim. Fakat bence gerçek bir sinemaseverseniz kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
mehmeterhanucarr
mehmeterhanucarr

Takipçi 286 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Ocak 2007 tarihinde eklendi
balerinlerin kaldıkları yerde ki renk ve ışık sistemi çok iyiydi gerçekten filmin sonu pek iyi bağlanamasa da izlenildiği takdirde kesinlikle zaman kaybı yaşatmayacak hoş bir yapım
okaliptus80
okaliptus80

Takipçi 62 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Ağustos 2005 tarihinde eklendi
’’Giallo’’nun ustası Argento’dan cadı temalı italyan korku filmi.Heyecanlı-ürkütücü açılış sekansı ile başlayan film,malesef daha sonra tersine yay çizmekte,ama yine de ortalamanın üzerinde, güzel bir film diyebilirim.hele ki şimdiki birçok film yanında.Son olarak müziklerin harika olduğunu belirteyim.
emre-psycho
emre-psycho

Takipçi 72 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
19 Eylül 2007 tarihinde eklendi
daha ilk saniyeden insanı geren müziğiyle, yönetmenin yarattığı olağanüstü kasvetli, korkunç mekanıyla, etkileyici sahneleriyle ve yönetmeniyle korku sinemasında temel taşlardan biri...
kenloach
kenloach

Takipçi 93 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
14 Şubat 2004 tarihinde eklendi
Film korkutmayı gerçekten başarıyor,renkler,sesler çok yerinde ve ürkütücü bir hava veriyor.Binanın görüntüsü ve içi de yeterince korkutucu ancak açıkçası sonunu beğenmedim.Daha iyi yapılabilirdi.Bir de filmin tamamında çalınan müzik başımı ağrıttı.Sürekli çalındığı için de etkisini kaybetti.Artılarını ve eksilerini düşündüğümde iyi bir korku filmi olduğunu söyleyebilirim.
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Aralık 2016 tarihinde eklendi
SİNEMA TARİHİNİN EN KORKUTUCU FİLMLERİNDEN BİR BAŞYAPIT
Dario Argento ve Suspiria.. Korku sinemasının italyan ustası Dario Argento'nun, en önemli eseri.. Sinema tarihinin en korkutucu filmleri arasında gösterilebilecek, gerçek bir korku klasiği, Suspiria. Suspiria kuşkusuz, korku sineması dendiğinde ilk akla gelen yapıtlardan birisidir. Ondaki yaratılan atmosferin rahatsız edici karanlığı ve büründüğü renk kıvamı, seyirciyi her daim huzursuz ederek ve de müziğin iç gıcıklayan tonlaması da buna dahil edilerek, her an bir şey olacakmış hissini yaşatır izleyiciye. Yaratılan atmosfer, ışıklandırması, insanın boğazını düğüm düğüm eden müzikleriyle teknik açıdan kusursuzluğu. Ustanın, tam film yavaş tempoya geçiyor derken bir anda yaptığı hamlelerle, izleyiciyi bir an olsun diken üstünden indirmeyişi. Argento'nun her şeyi muhteşem bir şekilde korku ögesi olarak kullandığını görüyoruz ve gerçekten irkiliyoruz.. Müzik, görüntü ve kamera açılarının harikalığı daha başlangıçtan ışıklar rüzgar, yağmur, taksi şoförü, kırmızı bina, ormanlık alan, esrarengiz sözler, köpek, öğretmen, solucanlar, siyah kumaşlar, belirsiz sesler, karanlıkta gözler, yüksekteki binalar, şehir efsaneleri, belirsiz uyku basmaları, ölümler ve yine ölümler.. Ölümün rengi kırmızıydı ve korkunun yansımasıydı, gözlerdeki çaresiz bakışlar. Kötülük tüm ağırlığıyla uyuyordu mabedinin altında ve o mabet, genç bedenlere mezar oluyordu ardı sıra. Koridorlarda, tekin olmayan adımlar sayılıyordu belirli belirsiz ve ansızın susuveriyordu gök gürültüsünün eşliğinde. Renkli bir kabus gibi yaşatıyordu, ürkek bakışlar ve solgun yüzlerde korkuyu, Argento'nun insanın kanını donduran kızıllıktaki Suspiria sendromu.. Hava alanına ilk adımla başlıyordu iç titreten müzik. Huzursuz edici ve sinir bozucu bir ruha bürünüyordu adeta. Çıkışa yaklaştıkça yüzde beliren ifade, olacakların hissini sezdiriyordu izleyiciye. Ve şimdi yola koyulmuştu yağan yağmurun altında. Gittiği yer yaşatacaktı ona, yaşamadığı korkuyu ve gizemi hayatta. Birden ağaç gövdesinin ortasına, çakan şimşeğin ışığında, bir el ve tuttuğu bıçağın siması yansımakta. Bu, bale okuluna yaklaşıldıkça ölüme gidilen yolda, bize ilk işareti vermeyi amaçlamakta. Kapıda beliren bir kız gizli çiçeği haykırmakta. Bir başkası, bilmemesi ve görmemesi gerekenleri görmesinin dehşetiyle, gecenin karanlığında koşuyor ölümün kollarına. Korunaklı gördüğü bir binaya dalıyor ansızın. Ve şimdi pencerenin önünde duruyor, yaklaşıyor gözleri gecenin rüzgarına ve birden beliriveriyor bir çift göz, karanlığa inat diri ve keskin bakmakta. Çığlığa boğulan dudaktan bir süre sonra son nefeste, bedenine giren bıçakla birlikte ipin ucunda sallanmakta. Bu ölüme gidiş ve boşluğa düşüş öyle hızlı ve ansızın olmaktaki, kurbanı ve seyirciyi gafil avlanılmakta.Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Orada yatan kötülük içindekilere ölüm getirmektedir. Ve bu, Suzy'nin ürkekliğinde ve huzursuzluğunda kendini belli etmektedir. Zaman ilerledikçe garip olaylar etrafında belirmekte ve içine düşen şüphe tohumları Suzy'yi, gerçeğin peşinde gitmeye yöneltmektedir. Bu gerçek yüzyıl öncesinde düğümlenmekte ve cadılıkla iç içe geçmiş bir hikaye şekillenmektedir. Artık sona yaklaşıldıkça, kimsesiz koridorlarda takip edilmeye başlanılmıştır ayak sesleri. Ve duvarda mor çiçek resmi, gizli bir kapıyı açmıştır öyle sessiz ve gizemli. Ürkek adımlar ilerledikçe ve yaklaşıldıkça kara kraliçeye gözlerde donuk bakışlar ve kulaklarda keskin bir müzik eşlik etmektedir seyirciye. Şimdi karşısındadır korkunun ve onun siması, belirmiştir çakan şimşekte ansızın. Ve bitişiyle karanlığın, son bulmuştur korku, kapladığı yüreklerde ansızın. Dario Argento'nun bale okulunda yarattığı gotik betimleme ve gölgelerle ışığın birbirine farklı şekillerde kaynaşmasının filmde kullanılması, bunun yanında kamera kullanımındaki canlılık filmi, nefes alıp veren bir esere dönüştürüyor. Kırmızının ağırlıklı kullanımı ve ölümün anlık sunumundaki yansıtılan sadist anlatım, filmi etkin kılan unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Tempo bazı yerlerde durağan seyretse de ve sonu biraz kısa kesilmiş yada aceleye getirilmiş hissi uyandırsa da Suspiria her zaman için gerek Argento'nun gerekse de korku türünün önemli ve sözü geçer bir yapıtlarından biri olarak yerini muhafaza edecektir.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler