harika bir film.oyuncular mükemmel.başta tabii ki kate winslet ve genç oyuncu david kross olmak üzere.hayatımdaki en çabuk geçen iki saatlerden biriydi.konu çok çarpıcı,kimi sahnelerde gözleriniz doluyor,sizde iz bırakacak bir film olduğu kesin.bu kaliteli filmde bazı insanların mide bulandırıcı diye nitelendirdiği,benim gibi bazı insanların ise oyunculuk,fedakarlık,kalite,adamışlık gibi kelimelerle ifade ettiğimiz sahnelerde de gerçekten hem winslet hem de kross muhteşemler.sinemayı seven ve sinemadan anlayan izleyicilerin kesinlikle beğeneceğini düşündüğüm bir film the reader.
Film etkileyici ve insanı etkilemeyi başarıyor.Genel olarak beğendiğim bir film ama öyle harikulade de değildi bence bu tabiki benim şahsi görüşüm.Herkesin farklı bir damak zevki vardır.Filmde dikkatimi çeken en önemli olumsuz nokta Almanyada geçen sahnelerde(ki çoğu Almanyada geçiyor)neden İngilizce konuşulmamasıydı??Almanyada yaşayanların anadili Almancayken nasıl oluyorda İngilizce konuşuyorlar o da tabi ilginç.Değişik bir aşk hikayesi izlemek isteyenler için iyi bir seçenek.Oyunculuklar gerçekten çok iyi
Oyunculuklar üst düzey, mekan ve yılı yansıtışta aynı şekilde ve birçok şey daha gayet iyi işlenmiş, konu aktarımıda dahil olmak üzere.Genel anlamda gayet iyi kotarılmış başarılı bir film olsada zaman zaman sizi kendinden kopartması eksik yönünü deşifre etmekten kaçınmadığının göstergesiydi.7/10
Daha en başında yer alması ve bir süre boyunca böyle tekrar etmesi cinselliğin abartılı ve yer yer estetikten uzak kullanıldığı görüşünü hakim kılmıştı ki buna ben de katılıyorum.Özellikle Hanna'nın Michael'la yakınlaşması tamamen es geçilerek inandırıcılıktan uzak bir şekilde (havlu sahnesi) doğruca ilişkiye geçilmesi,politik yönü olan bir filme göre gerektiği kadar cesur olamayıp suya sabuna dokunmamayı tercih etmesi,gelişme ve sonuç bölümlerinde hissedilen kurgusal boşluklar gibi eksikleri olan bir drama.Ancak güçlü yönetmeni ve oyunculukları filmi belli bir yere taşıyor.İzledikten sonra darmadağın olanların sayısı da hiç az değil.
Etkileyici bir drama,hikaye oldukca yalın fakat anlatım gayet başarılı.Kate Winslet herzamanki gibi iyi bir performans sergilemiş fakat oscarlık kadar da değil bence..10/8
kate winslet ıçok sewerim ve onun iyi filmlerinden...oyunculuk olarak belkide en iyi filmi...filmin sonlara doğru drama yönü ağar basıyor ve kendini izlettirior..gerektiğinden fazla mahrem sahne var ve bence gereksiz filmin eksi yönü bu bence ama izlenebilir bir film..
Kate Winslet in oyunculuğuna lafım yok..Hayatımda izlediğim ciddi filmler içinde ana karakterlerin davranış biçimlerini ve aldıkları kararları bu denli anlamlandıramadığım bir film hatırlamıyorum.Filmden benim çıkardığım ana fikir:Bazıları için okuma yazma bilmemek 300 kişinin ölümünden sorumlu tutulmaktan daha çok utanç vericidir, oldu ama bunu da anlamlandıramadım şahsen..
Film ilk yarısında adeta sinema salonunu terk etmek istedim bu kadar sıkıcı bu kadar gereksiz bir ilk yarı olabilir. Yönetmen filmin ilk yarısında sevişme sahnelerini bir ara o kadar abarttı ki ben acaba erotik bir filme mi geldim diye düşündüm. Ancak filmin ikinci yarısında adeta bambaşka bir film çıktı karşıma Oscar Adaylığını ve aldığı ödülleri fersah fersah hakkeden bir ikinci yarı performansı. Son olarak, Kate Winslet ve David Kross çok başarılıydı bu filmde.
Büyümüşsün çocuk.... Bu nasıl bi filmdi yaa gözyaşlarıma hakim olamadım adamın tek kelime etmeden hanna 'ya duyduğu aşk ve özlemi taa derinden hissettirdiği bi film spoiler: Bi çok insan mıchael'ın mahkemede neden sessiz kaldığını anlayamamış hanna'nın okuma yazma bilmediğini söylemesi gerektiğini savunmuşlar oysa orda susmasının asıl sebebi hanna yazmamış olsa bile o suça ortaktı ve mıchael bunu affedemezdi. Bunu kaldıramazdı. Hanna'nın intiharını da gereksiz bulanlar olmuş oysa hanna tahliyesinden bir hafta önce mıchael'la konuştuğunda anlamıştı o soğukluğun asla bitmeyeceğini ve onu asla affetmeyeceğini. Yapması gereken tek şeyi yaptı ve intihar etti. Film beni o kadar etkiledi ki özellikle bazı sahneler ve duygular içime kadar işledi. Mesela mahkemede okuma yazmasının olmadığını anladığı an. Sonra hüküm verildiğinde genç mıchael'ın döktüğü gözyaşları. Sonra kasetleri doldurup ona yıllarca kitap okuması. Hanna'nın sırf ona mektup yazabilmek için okuma yazma öğrenmesi. Ondan cevap alamayınca yaşadığı yıkılış... Ve daha sayabileceğim bir çok duygu... Finali beğenmemişler aksine tamda olması gerektiği gibi bitti. Herşey yerli yerindeydi sadece affedemediğim şey onlarca mektuba rağmen tek bir cevap yazmaması bu bana çok ağır geldi. spoiler:
Uzun zaman oldu bir filmden bu kadar etkilenmeyeli genç mıchael beni çok etkiledi herkes kate'in oyunculuğunu beğenmiş oysa bize tüm duyguları yansıtan mıchael'dı tüm acısını en derinden hissettiren oydu. Kate'in iç dünyasına ve duygularına biraz daha yoğunlaşılmasını isterdim ama bu haliyle de çok güzel bir tat bıraktı kesinlikle tavsiye edilir.
hasgüle katılıyorum bencede aradaki ilişki aşk değil bir alışkanlık,saplantı.. olaylar çok hızlı gelişti filme ama izlemenizi tavsiye ederim kesinlikle boş bir film değil.. 10/7
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.