En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
zdilaver
Takipçi
94 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
21 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
protesto değil hayır!nefret!kesinlikle nefret!hiç bir filmin adı filmle bu derece örtüşemez ya..çok yukarılarda gezinen bir film.izlerken sizi de yukarılara taşıyan, ayaklarınızı yerden kesen bir film.ama hayır aslında ayaklarınızı yerden kesmiyor ayaklarınızın yere daha sağlam mbasmasını sağlıyor işlediği gerçeklerle.her şey o kadar gerçek ki!hatta fazlasıyla gerçek!bu bir film değil, bu bir belgesel!
'TÜM ZAMANLARIN EN İYİ FİLMLERİ' listemin 1 NUMARAsı. Unutulamayacak kadar güzel planları, olağanüstü kurgusu ve sersemletici finali ile bir sinema olayı. Kassovitz'in bundan daha iyisini yapabileceğini sanmıyorum... (10/10)
Düşen bir toplumun hikayesi bu... Gitgide düşerken kendisini rahatlakmak için şunu dermiş... "Şimdiye kadar her şey yolunda...Şimdiye kadar her şey yolunda...Şimdiye kadar her şey yolunda...."
Film Fransadaki polisler ve gençler arasında sürtüşmeyi ve aralarındaki nefreti anlatıyor. Elbette bu nefreti anlatırken filmin başından geçen şu söz "Bu 50 kattan düşen bir adamın hikayesidir, adam her katta kendini rahatlatmak için "şimdiye kadar her şey yolunda der" fakat önemli olan düşüş değil, yere iniştir" sözüyle film vermek istediği mesaj ile Fransız gençleri ile polisler arasında sürtüşme olmadığını anlıyorsunuz... Belki şu andada anlamıyorsunuz fakat bu söz karşısınıza ikinci defa çıktığında diyeceksiniz ki "evet, şimdi filmle örtüşen noktası budur! ve şimdi anladım!" evet gerçekten film budur! Kısaca filmin içeriği Fransız gençlerinden Abdelin polisler tarafından dövülmesi ve yoğun bakıma yatması üzerine arkadaşlarından Vinzin Abdel ölürse bende polislerden birini öldürürüm! demesidir. Ve bu son cümlemle ilgili replikler "bir yanağınıza vururlarsa ve diğer yanağınızı dönerseniz ona da vururlar." " bizden birisi ölüyorsa, onlardanda ölmelidir." Filmde polislere karşı radikal, çok sert ve argo kelimeler kullanılmış. Filmin güzel bir yanı sadece bir kesimin hoşuna gideceği değil Devrimci-anarşist-isyancı, gansgter-serseri gibi kişilerin ilgiyle izleyebileceği ve onlar için ayrı bir yeri olacak film. Çünkü basit bir polis-genç kavgasını anlatmıyor; film bir toplumun çöküşünü, bir toplumun içinde sistemin, hükümetin(siz ne derseniz artık) zulmunden bıkmış ve patlamaya hazır olan bir silah gibi kişilerin olması.(Umarım filmi izlerken ve bazı sahnelerde bu sözümü hatırlarsınız.)
Film gerçekten çok estetik özellikle yakın çekimlerinde dahada yaklaşmas ve tepkinin-mimiklerin belirgin bir şekilde gösterilmesi yakın çekimde gerçekten çok hoş... Kamera açıları, çekimleri gerçekten bir sanat eseri olduğunun farkına varıyorsunuz. Özellikle filmin başına ve sonuna dikkat edin. Siyah-beyaz olması filmi izlemeden önce "neden siyah beyaz ki sanki?" gibi bir soru sorsanızda filmi izlemeye başladığınızdan itibaren bu siyah ve beyazlık filme ayrı bir değer kattığını anlayacaksınız. Kamera açıları, cast vs. gerçekten çok kaliteli ve estetik. Akıcı, gerçekçi, eleştirel bir senaryosu ve etkileyici-keskin bir son. Gerçekten çok iyi.
Son olarak böyle bir sanat eserini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Anarşinin, isyanın, devrimin "neden olmuştur, neden ortaya çıkar, halklar neden isyan eder" gibi soruların cevabı gibi, ve halkın başbelası olan burnu havalardaki zalimlere eleştirel bakış açısı ve sımsıkı-semsert bir film!
Bir toplumda dışlanan kesim, yalnız bırakılan kesim, zulüm edilen kesim, ve bu kesimdeki anarşizmin, isyanın ve devrimin filmlerinden bir tanesi la haine.
yok bööle bi film yaa..tamam war da yani olmaması gerekirdi..bu filmi hakedecek naaptık biz tanrım???hayatımda izlediğim ve etkilendiğim ilk 3 filmden biridir..ona göre..sahip çıkın filme..yürü beee..ellerine sağlık yönetmenin senaristim...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.