En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
15 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Filmi beğendim fakat herkesin beğeneceğini düşünmediğim bir film This Is England,çünkü ben İngiliz ve Avrupa sineması sevdiğim için filmi de sevdim fakat İngiliz sineması veya Avrupa sineması sevmiyorsanız belki bu filmi beğenmeyebilirsiniz.Shane Meadows'un Dead Man's Shoes filmini de izledim ve o filmi de beğenmiş ve başarılı bulmuştum,This Is England ise o filme göre daha ciddi bir film gözükse de yine tarz bir film ve izlerken keyifle izlenen bir film.Genel olarak ırkçılıkla ilgili bir film diyebilirim ama bu tema bence fazla hardcore işlenmemiş,sadece özellikle filmin sonundaki dayak sahnei izlerken insanı sinir eden cinsten ama filmin geri kalanında o kadar ırkçılıkla ilgili sert ve trajik sahneler pek yok.Film baştan sona sürükleyici,özellikle ilk yarım saat oldukça eğlenceli.Aslında film ırkçılık temasını işlese bile bence Shaun adlı küçük çocuğun bir hayatından kesit sunuyor da diyebilirim yani salt ırkçılık hakkında bir film değil.Aslında bu ırkçılık teması çok daha sert ve dramatik bir yolla da anlatılabilirdi fakat yönetmen daha naif ve keyifli bir film çekmek istemiş bence.Filmdeki oyunculuklar başarılı özellikle Thomas Turgoose'ye bayıldım sırf onun için oyunculuğu için bile film izlenebilir.Filmin müziklerini pek beğendiğimi söyleyemem.Dead Man's Shoes filminde olduğu gibi filmin geçtiği mekanlar yine çok güzel ve izlerken insanı kendi dünyasından biraz da olsa soyutluyor.Son olarak ben filmi sevdim fakat dediğim gibi herkese hitap etmeyen bir film,eğer farklı bir film görmek istiyorsanız veya Avrupa sinemasını seviyorsanız filmi tavsiye edebilirim fakat yine de beklentinizi çok tutmayın derim. iyi seyirler...
Dead Man's Shoes’un yönetmeni Shane Meadows’tan bitmek tükenmek bilmeyen savaşları eleştiren, aidiyet ve milliyetçilik üzerine kurulu bir film.
80’lerin İngiltere’sinde geçen This is England, işçi sınıfının ve bir avuç skinhead’in hayatlarını konu ediyor. Başroldeki Shaun’un gelişen olaylar karşısında değişen hayat görüşü ve Shaun’u eğitmek için yanına alan Combo’nun yaşadığı buhran bu düşük tempolu filmin alt başlıklarıydı. Düşük tempolu dediğime bakmayın gerek sinematografi, gerek diyaloglar bardağın kenarındaki tuz ve limon görevini görüyordu. Tabii bir de film içinde sıkça karşılaştığımız absürtlükler vardı ki bunlar da filmin baştan sona merak uyandırmasını sağlamaktaydı.
Birçok film eleştirmeni tarafından bir şaheser olarak görülen This is England’ın anlatmak istediklerini birçok farklı bakış açısından izleyiciye sunması bir benzeri American History X kadar olmasa da onu dikkat çekici filmler listesine dahil ediyor.
Akla yatkın olmayan birkaç detayı görmezden gelirsek sinema dili, oyuncu performansları ve müzikleriyle This is England izlemekten pişmanlık duymayacağınız bir film.
Filmi izlemeden önce Trainspotting'e benzer olacağını düşünmüştüm. Fakat komedi unsuru pek yok ve daha çok ırkçılık üzerine işlenmiş. Finali haricinde ortalama bir filmdi...
film genel olarak eğlenceli geçiyor ambiyans olarak 1980 ingilteresini çok iyi yaşatıyor olduğunuz ortamdan sizi soyutlayabiliyor fakat filmin senaryosu her ne kadar iyi olsa da istenilen ve elle tutulacak bir olay gerçekleşmiyor bir anlamda cılız kalıyor da denebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.