genel olarak baktığımda güzel olmuş diyebilirim.ne var ki bence oscar’ı hak edecek kadar da güzel değildi,diğer adaylar önemli değil ama bu film başlı başına düşünüldüğünde zaten ’en iyi film’ seçilmeye layık değil diye düşünüyorum.gerçekçi bir konu gibi duruyor ancak benim anlam veremediğim önemli bir kısım var,13 yaşındaki bir çocuğun ’ben gördüm’ demesiyle nasıl bu kadar kesin bir karar verilebilir? ben de çıkıp ’şu şöyle yaptı’ desem anında hapse mi gidecek yani? tabii o yıllarda işler böyle yürütülüyor olabilir ancak yine de çok sindirici gelmedi bana bazı şeyler.bir ara da konudan saptı gibi bir hisse kapıldım ama yine bağlayabilmiş sonunda,oyunculuklarda problem yok özellikle 13yaşındaki kız güzel bir performans sergilemiş.
konu çok sıradan basit bir aşk filmi gibi.. İlginç değişik sonlu bir drama aşk filmi… sürükleyici ama bazen inceden sıkıyor.. Kodro oyunculuk .çok iyi.. Sonu kurtarmış filmi
Acıklı bir aşk öyküsünün etkileyici bir şekilde anlatılmış hikayesi. Film belki çoğu kişiye sıkıcı ve ağır gelebilir ama dramların en büyük özelliğde zaten bu değilmidir. İzlemenizi tavsiye ederim.
7 dalda Oscar Adayı olan Atonement, esasen bir kitabın hikayesini anlatıyor. Yani kitaptaki hikayenin hikayesi...Deyim yerindeyse, 'acıklı bir aşk hikayesi' anlatılıyor filmde. Acıklı ama bunu en sonunda öğreniyorsunuz ve öğrendiğinizde bu tarz filmlere pek yanaşmayan benim gibi izleyiciler için iş işten geçmiş oluyor, çoktaaan hüzünlere gark olmuş oluyorsunuz :((( Ben şahsen fevkalade mutsuz oldum aşıkların durumundan...Zannımca ortalamanın çok az üzerinde olan kamera kullanımıyla izlenen filmde en güçlü taraf oyuncularının performansı. Başrollerin yanı sıra yan rollerdeki karakterlerden sırıtan biri yok filmde. Özellikle -filmde çok fazla görünmese de- Keira Knightley ve James McAvoy’un performansları çok çok iyi. Hatta filmi 50 dakikadan sonra bir süreliğine sadece McAvoy taşıyor desem abartmış olmam. Ayrıca, Briony karakterinin 3 dönemini canlandıran tüm oyuncular harika bir iş çıkarmışlar. Tabi son darbeyi vuran ve beni hüzünlere gark eden -Mission Impossible ve Evening’den aşina olduğum- Vanessa Redgrave’nin yeri apayrı. Sanırım finalin bu denli etkili olmasında kendisinin de payı büyük. Hani derler ya 'bir görünüyor pir görünüyor' yani...İzlemekte oldukça gecikmiş olsam da, tadına vararak izlediğimi söyleyebilirim Atonement’i. Mutlaka arşive alınması gerek diye düşünüyorum. Son olarak, filme hayran kalsam da En İyi Film Oscar’ını hak edip etmediği konusunda emin değilim...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.