En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
f-corleone
Takipçi
227 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
27 Haziran 2004 tarihinde eklendi
sinemada izlediimde Türk filmi olarak "olmus iste ya" dediim filmlerin basinda gelir.. izlerken cok eglenmistim ben ya.. her seyiyle cok komikti.. kac yil gecmesine ragmen hala "arii vizz vizz vizz" lafina gülüyorsam bi izi, güzellii var demektir.. gerci artik Tvde göstermiolar ama eger gösterirlerse cidden Tvde izlemeyin, hic bi zevki kalmio..
Türk sinemacılığının en güzel örneklerinde yer alan Cem Yılmaz'ın sevdiğim filmlerinden biri. İlk filmi olmasına rağmen rolünün hakkını vermiş. Romanlarda rast geldiğimiz zaman zevkle okuduğumuz iş bitiren, ağzı iyi laf yapan, biraz serseri bir karaktere hayat veren Cem Yılmaz'ın filme dinamizm kattığını söyleyebiliriz. Onun bütün duyguları doruklarda yaşayan tavırları nispeten daha sakin olan Nuri karakterini dengeliyor. Altan ve Nuri kardeşler bir madalyonun iki yüzü gibi olup tartıştıkları sahnelerde bu durum kendini gösteriyor. Aslında ikisi benzer badirelerden geçmiş, buna farklı tepkiler vererek apayrı insanlara dönüşmüşler. Altan karakterinin yaşadığı yoksulluk ve yoksunluk hali Nuri karakterinde de var. Birinde bar açma diğerinde Ferrari arzusu film içerisinde sıkça söz edilen hususlar. Bir babanın gözünde hayırsız evlat olmak ikisinin de çektiği bir sıkıntı. Altan’ın eşi olan Ayla ikisi arasındaki keskin farkın sebebi. Nuri karakteri bekar olup kendi hayatını idame ettirmekten başka bir derdi olmazken Altan eşinin ilgisini yeniden kazanmaya çalışıyor. Ayla onu aksiyona sevk edip başını belaya sokmasına neden oluyor. Bu durum sevdiği birinin gözüne girmeye çalışan her kişinin başına gelmiştir. İnsanı baskı altında tutan durumu sahneye aktırmak çok iyi bir tercih olmuş. Kendini kanıtlama ve hayalini gerçekleştirmeye çalışırken yaptığı hatalardan ötürü pişmanlık duyması da onun özünde iyi biri olduğunu gösteriyor. Senaryo karakterlerin reaksiyonları üzerinden ilerleyerek seyircinin duygularına yön veriyor. Olayın bütününe ve her açısına değil karakterlerin algılayış biçimine tanık olduğumuzdan kendinizi filmin içinde hissediyorsunuz. Bu duruma katkı sağlayan bir diğer unsur ise çekimlerin doğallığı. İnce işçilik ürünü olan çekimler asla zorlama bakış açılarına geçmemiş, dışarıdan izleyen üçüncü kişinin duracağı yerden çekilmiş. Hem çekim hem de senaryo açısından çok kaliteli bir film olmuş.
işte kabiliyet işte seneryo bu kabileyetlerinin yanında cem yılmaz, oyunculukta yapıyo ve bizi bize anlatıyo. ben müziğiyle oyunculuklarla bu filmi defalarca seyrederim ve canımda ya hadi kapatalı sıkıldım demez. yüzde yüz seyredilmeli.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.