Gemide
Ortalama puan
4,2
807 Puanlama

145 Kullanıcı yorumları

5
37 Eleştiri
4
73 Eleştiri
3
14 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
6 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Oyunculuk dersi veriyor Erkan Can...
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
26 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Önder Çakar ile birlik de kaleme almasının yanı sıra...

İlk uzun metrajlı (debut) sinema filmini de çeken Serdar Akar'ın yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Gemide"; küfürlü ve argo konuşmanın bayağı bir tavan yaptığı...

***

Ama bütün bunların...

Benzeri Amerikan filmleriyle kıyaslandığında, kesinlikle sırıtmadığını da...

Apaçık bir biçimde tespit ettiğimiz...

***

Ve üstelik...

Yeri geldiğinde, sıklıkla klasik anlamdaki "noir" ögelere de meyleden, "kara mizah (dark comedy)" tarzda kurgulanılmış, ziyadesiyle nitelikli bir suç draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Vizyona girdiği yıl, Türkiye'de büyük bir ilgiyle karşılanılmasına ilaveten...

Kendine, Cannes Film Festivali'nin, her kafasına esenin, seçilmesinin pek de kolay ve asla mümkün olmadığını bildiğimiz "Semaine de la Critique (Uluslararası Eleştirmenler Haftası)" kısmında, gösterim fırsatını da elde edebilen...

Düşük bütçeli, tek mekan çekimi bu filme, biraz daha yakından bakalım...

***

Geminin demir attığı bir esnada...

Karaya çıkan mürettebattan Boksör (Naci Taşdöğen), yiyecek almak üzere Laleli'ye gönderilirken...

Geride kalan...

Kaptan İdris (Erkan Can), Kamil (Haldun Boysan) ve Ali (Yıldıray Şahinler) ise...

Gemide oturmuş, eroin katkılı sarma sigarayı tüttürerek sohbet edip...

Akşam yemeği için onun yolunu gözlemek de...

***

Kısa bir süre sonra...

Gemiye yüzerek, elleri bomboş bir biçimde çıkıp gelen Boksör'de...

Kaptan ve arkadaşlarına...

Altı kişi tarafından soyulduğunu...

Ve hatta...

Canını zor kurtardığını söylemek de...

***

Hal böyle olunca da...

Boksör'ün kaptırdığı paraları geri almak amacıyla...

Dördü birden, Laleli'ye doğru uzanmak da...

***

Ve...

Boksör'ün yaptığı tespite göre...

Kendisini derdest eden, söz konusu altı kişilik gruptan...

Üçünün ayrılmış olması nedeniyle...

Kullandıkları, eroinin de verdiği cesaretle...

Geriye kalan diğer üçünün (Güven Kıraç, Cengiz Küçükayvaz, İştar Gökseven), kafasını ve gözünü yarıp...

Hem paralarını, hem de pezevenk farz ettikleri onların elinden kurtarmak düşüncesiyle...

Beraberlerinde götürdükleri, Romen asıllı kadını da (Ella Manea) yanlarına alıp...

Gemiye geri dönmek de...

***

Varır varmaz da...

Kaptan, Kamil ve Ali...

Bir güzel karınlarını doyurup, rakılarını yuvarlarlarken...

Boksör ve sonra da Ali, fahişe zannettikleri...

Kız oğlu kız durumundaki Romen kadına tecavüz etmek de...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamaktayız...

Dakika 32...

***

Beklenilenlerin tersine...

Her şeyin birden, karmakarışık bir hale geleceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ardı ardına gelen, ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran...

70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
13 Ekim 2006 tarihinde eklendi
Erkan Can gerçekten çok iyi bir oyuncu olduğunu bu filmle kanıtlamıştı. Ama film bence gereğinden çok daha ağır işliyor ve kendi adıma izleyiciyi sıkıyor. Yinede bu türün meraklılarına hitap edebilir.
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Ocak 2017 tarihinde eklendi
YÖNETMEN SERDAR AKARDAN TARANTİNOYU KISKANDIRACAK KADAR İYİ REPLİKLER VE DİYALOGLAR LA DOLU TAM BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10

■ Nerde kalmıştık?■ Cannes Film Festivalinin resmi bölümüne seçilmiş ve Cannes da birçok kez gösterilmiş olan bence bizim sinemamızın en iyi filmlerinden biri Gemide.Ama asla aileyle izlenebilcek bir film değil.Daha çok kendi başınıza veya arkadaş ortamında izlenebilir.Çünkü küfür filmin adeta bel kemiği.Ancak filmin yarattığı atmosferden olabilir küfürler olmasa film eksik kalırmış gibi.O kadar doğal ilerliyor ki adeta oynanmamışta yaşanmış hissi veriyor.Tabi bu oyanamayıpta yaşayanlar arasında bence bütün alkışı Erkan Can abimiz hakediyor.■ Bir memleket gibidir gemi. Her şey düzenli ve kontrol altında olmalıdır, kaidelere uyulmalıdır, kanunlara, nizamlara… Ben de bu memleketin başşeyi gibiyim; başbakanı gibiyim mesela. Her şey benden sorulur. Denize çıktın mıydı bu küçücük gemi bir memleket oluverir. Aslında bir başbakandan daha çok görevim var; çünkü onun bakanları var, adamları var, falanı var filanı var, benim yok. Bu gemide güvenlik de eğitim de sağlık da eğlence de benden sorulur. Kamil de başbakanın en kıyak yardımcısı; siz de vatandaş, aynı zamanda memur gibisiniz. Bu yüzden çok kıyak, çok disiplinli ve çakı gibi olmalıyız. Sürekli kendimizi ve birbirimizi kollamalıyız

*Bu yazı filmlerle orantılı olarak sıkıcı,bunaltıcı ve filmler kadar şiddet ve küfür içermektedir.

1998 yılında Serdar Akar,Önder Çakar ve Sevil Demirci tarafından kurulan Yeni Sinemacılar 90'ların ikinci yarısında yeniden uyanan Türk sineması'nda auteur;yani kendi dilini oluşturabilen akımın öncülerinden oldular.Gemide ile başladıkları serüvenlerinde sırasıyla Laleli'de Bir Azize,Yer Altında Dünya Var,Dar Alanda Kısa Paslaşmalar,Maruf ve Takva'yı çektiler.Oluşturdukları bakış açısı nedeniyle bu listeye Serdar Akar'ın Barda'sını da eklemek mümkün.
Yeni Sinemacılar kendi cümleleriyle "Ne eski Yeşilçam geleneklerine saplanıyor, ne de Batılı trendleri kopyalayıp üzerine yapıştırıyordu" ve bu tanımlamadan dolayı da yeni bir dil oluşturmaya çalışıyorlardı.Oluşturdukları bu yeni dilin en somut örneği ise ilk filmleri Gemide idi.

Gemide

Dumandan bir Gemide yazısı ve "Bir memleket gibidir gemi... herşey düzenli ve kontrol altında olmalıdır... kaidelere uyulmalıdır, kanunlara, nizamlara... " cümlesi ile başlar Gemide.
Atmosferi itibariyle o güne kadar Türk seyircisinin pek alışık olmadığı bir giriştir bu.

Mahallenin Muhtarları adlı yıllar süren gudik dizinin bir o kadar gudik karakteri Temel'i olarak bilip nefret ettiğimiz Erkan Can'ın ağzından duyduğumuz bu cümle ile irkilmeye başlarız daha filmin başında.Temel'i,esrar çeken bir adam olan İdris Kaptan olarak sunar bize yönetmen.Mekan boğucu bir atmosfere sahip leş bir gemidir.Geminin sakinleri,ki onlara sakin demek pek de doğru değil aslında,İdris Kaptan geminin baş şeyi,mesela başbakanı gibidir.Kamil onun en kıyak yardımcısı;Boksör ile Ali ise bir nevi bakanlardır.
Boksör'ün başlarına saracağı dertlerle geminin düzeni bozulmaya,Kaptan'ın da otoritesi sarsılmaya başlar.Film başbakan İdris Kaptan'ın iktidarının çatırdamasını,yavaş yavaş kontrolü kaybedip ne yapacağını bilemez hale gelişini anlatır bizlere.

Gemide Dili

Gemide,daha açılış sahnesiyle bangır bangır bağırmaktadır "bu size daha önce anlatılanlara pek benzemeyen bir deneyim olacak" diye.Daha filmin başında seyirciye gösterilen esrar çekip ahkam kesen Kaptan karakteri ve Boksör'e bakmak için güverteye çıkıp kusan ve ağzında salyalarıyla kameraya dönen Ali ile bunun gerçekten da daha önce bize gösterilenlerden çok farklı olacağını hissederiz.

Gemi,dış dünyadan kopuk,Kaptan'ın da söylediği gibi başlı başına bir memlekettir.Bu memleketin de dış dünyadan ayrı bir sistemi ayrı bir düzeni ve ayrı bir de dili vardır.Bu dil bizim normal hayatımızda pek aşina olmadığımız bir dildir.Filmde her iki cümleden birinin küfür olması da bu dilin gereğidir.

Filmin baş karakteri olan Kaptan'ın her sözünün içinde şimdiye kadar beyazperdede rastlamadığımız küfürlerin olması,kötü adamların bile TDK onaylı sözcüklerle konuştuğu,ağızdan en ufak bir tukaka sözün çıkmadığı Türk sinemasında bir ilktir.Bu küfürler her ne kadar belli bir kitleyi rahatsız edecek düzeyde olsa da filmin anlattığı hikayenin inandırıcılığı ve karakterlerin gerçekçiliği açısından çok büyük bir adımdır.

"Nasılsın kaptan başın ağrıyor mu" diye soran Kamil'e "Off Kamil kafamın içinde filler sikişiyor" diyen bir kaptan vardır filmde.Böylesine basit bir diyaloğu bile küfürle sunan film aslında anlatılan hikaye,çok da şatafatlı olmamasına rağmen bu gerçekçi karakterleri ve boğucu atmosferiyle şimdiye kadar rastlamadığımız bir düzeye ulaşır.

Filmin sonlarında içine düştükleri durumu çözmeye çalışan Kaptan ve Kamil'in aşağıdaki videodaki diyalogları,içinde barındırdığı "kötü" sözlere rağmen seyirciye Türk sinemasının en önemli tiratlarından birini sunmaktadır.

İki lafından biri "a.ına koyum" olan insanların yaşadığı bir ülkede çekilen Gemide filmi "küfürlerle dolu iğrenç bir film" değil "küfürlerin gerçeklik kattığı iğrençlikleri anlatan" gerçekçi bir filmdir.

Yeni Sinemacılar kendi oluşturdukları bu gerçekçi sinema dilini,Serdar Akar'ın Gemide'sindeki "filme özgü" dilden taviz vermemesi sayesinde oluşturmuşlardır.Böylece Gemide ile Türk sineması bambaşka bir sinema dili ve bambaşka bir gerçekçilik yakalarken,Erkan Can gibi yıllarca saçmasapan bir televizyon dizisinde harcanan bir oyuncuyu Türk sineması'na gerçek anlamda kazandırmıştır.Erkan Can'ın oynadığı Kaptan karakteri "role hayat vermek" tabirine tam anlamıyla oturan bir iştir.

Gemide bu özgünlüğün yanında yine pek alışık olmadığımız bir tarzı da getirmiştir sinemamıza.İç içe geçen çapraz hikaye kavramı ile film içinde iki hikayenin çakışması ortaya çıkmış ve "Laleli'de Bir Azize" doğmuştur.
emreavcar
emreavcar

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Kasım 2003 tarihinde eklendi
Türk sinemasının en iyi ilk filmlerinden biri. Serdar Akar oyuncularından istediği performansları fazlasıyla alıyor, küfürler havada uçuşuyor. Küçük bütçeyle çekilmiş büyük bir film... (8/10)
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Aslında bakınca fazlada bir şey olmayan film,ama gel görki bir o kadar da çok hoşuma giden bir film.Diyaloglar ise baya içtendi.İnsanların ikiyüzlülüğünüde güzel anlatan en doğal türk filmlerinden bir tanesi.
widmark-2
widmark-2

Takipçi 457 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
başyapıt en sevdiğim türk filmi
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
1 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Çok övülen bu filmi yeni izleme şansı buldum. Beklentilerimin yüksek oluşundan belki de filmi çok başarılı bulamadım. Yönetmenin ilk filmi olduğu için film sınıfı geçiyor ama abartıldığı kadar iyi bir film mi orası tartışılır işte. Bizim ülkemizde -sadece bu film değil- bütün filmlerin genel sorunu galiba sinematografi. Hollywood'da bu işin o kadar başarılı altından kalkılıyor ki. Mesela orada Tarantino ilk filmini çekiyor (Rezervuar Köpekleri - 1992) kimse de yönetmenin ilk filmi olduğunun farkına bile varmıyor. Adamlar ses, kurgu, montaj, tempo, ışık hemen hemen hiçbir konuda sorun yaşamıyorlar ilk filmlerinde. Bizim filmlerimizin ise hemen hemen hepsinde mevcut bu sorunlar. Sadece ilk filmlerde bile değil yani. Bu filmde bunlardan muzdarip işte. Senaryo konusunda çok büyük zaafları olmasa da sinemanın sadece sanat değil zanaat kısmınında özenli olması gerekmekte. Ben kendime adıma ses, ışık gibi teknik konularda oldukça sorunlu buldum filmi. Bazen bir öğrencinin çektiği kısa filmlerde görülebilecek basit hatalar. Bunları rağmen filmin sürükleyiciliği ve Erkan Can'ın başarılı oyunculuğu nedeniyle film sınıfı geçmeyi başardı gözümde. Belki yönetmenin 4. veya 5. filmi falan olsaydı daha kaliteli bir film izlemiş olacaktık. Bu defolara rağmen film samimiyeti sebebiyle izlenilmeyi hak ediyor. Erkan Can ise filme sınıf atlatıyor adeta.
mehtap6
mehtap6

Takipçi 385 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
25 Haziran 2007 tarihinde eklendi
fim gayet sıradan konu yok denecek kadar az.4 adam bir kızı kaçırıyorlar.Tecavüz ediyorlar sonrada nasıl kurtulacakalrını düşünüyorlar-ama sadece düşünüyorlar bir hareket yok- bukadar:)
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Kasım 2004 tarihinde eklendi
nerde kalmıştık???
karnım çok acıktı kamil....;
son lahmacunu yemiycektik...:=)
throughout
throughout

Takipçi 367 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
26 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Minimalist filmleri severim ama bu filmi hiç sevmedim.. çok sıkıcı ve kötü bir anlatımı var filmin.. erkan can tabiki çok başarılı ama bence filmi kurtarmaya yetmemiş.. 3/10
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Nisan 2007 tarihinde eklendi
?Bir memleket gibidir gemi.?Serdar Akar'ın yönetmenliğini yaptığı ilk film. Küçük bir bütçeyle çekilmiş, harika bir bağımsız film. Ayrıca filmi izleyenlere, bu filmle eş zamanlı geçen ?Azize: Bir Laleli Hikayesi? filmini de izlemelerini tavsiye ederim.Film, hayatlarının neredeyse tümünün bir geminin içerisinde geçiren insanları anlatıyor. Hayatları deniz, uyuşturucu, küfür ve cinsellik üzerine kuran 4 adam... Olaylar bu 4 adamdan birinin yaşadığı bir gasp üzerine gelişir ve bir kadının da kaçırılması üzerine olaylar gitgide içerisinde çıkılamayacak bir hal alır. Bol küfür, uyuşturucu ve cinsellik üzerine kurulu bir film. İzlediğim en doğal, en gerçekçi filmden. İçimizden bir film ?Gemide?. Tam bir Türk filmi. Her Türk sinemaseverin izlemesi gerekenlerden. Cinsel sapkınlık filmde harika bir şekilde anlatılmış. Gerek İstanbul'a gerekse günümüz toplumunun çarpıklığına sayısız atıflarda bulunuyor Serdar Akar. Bu işi de film çok iyi bir şekilde yapıyor. Filmdeki oyunculuklar bir Türk filminde izlediğim en iyi oyunculuklardan. Özellikle Erkan Can'ın performansı harika. Keşke kendisini dizilerde gördüğümüz kadar sinemada da görseydik. Diğer oyuncular da oldukça başarılı. Kaliteli Türk film bulamadığımız şu günlerde, izlemeyenler kesinlikle bu filmi es geçmesin. Gerek senaryosu gerek kurgusu gerek de oyunculuklarıyla izlenilmesi gereken bir yapıt. Yalnız bayan izleyicilerin pek hoşlanmayacağı bir film. Hatta bayanlar hiç izlemesin.?N'oluyor Kamil, düzen bozuluyor.?
basakbilgi
basakbilgi

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Ekim 2008 tarihinde eklendi
Türk sinemasının en önemli dönüm noktalarından olduğu şüphesiz... Film ekranda değil de sanki önümüzde yaşanıyormuş hissiyatı vermektedir...
teomansonmez
teomansonmez

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
29 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Serdar Akar'dan sıradışı bir Türk filmi Gemide.Akar ve Önder Çakar'ın senaryosunu yazdığı,Mahallenin Muhtarları dizisiyle herkesin beğenisini kazanan usta oyuncu Erkan Can'ın muhteşem oyunculuğuyla hafızalara kazanan bir film.
suadiyekartali
suadiyekartali

Takipçi 357 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
Abartılmamak şartıyla izlenebilecek türden bir film ve şunuda söylemekte fayda var aile ile izlemeyin...
10/7.5
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler