Bu filmi izlemeden önce Laleli’de Bir Azize filmini izleyin ve üzerine bunu izleyin.O zaman bu filmi, anlatmak istediklerini ve değerini daha iyi anlayacaksınız.Çok alışık olmadığımız bir konu ve hayatı, doğal, yalın, saf ve orjinal hali ile izleyiciye sunuyor.Bu açıklıktan dolayı eleştiriler olabilir tabi, buna saygı duyarım...Bence çok çok başarılı bir film.Erkan Can yine mest etti beni bu filmde...9/10'Nabıcaz be Kamil, cinayete girdik'
filmin başından ilk kalktığımda beğenmediğim. sonra düşündükçe gözümdeki değeri artan belki de ilerde benim için efsane olabilecek bir film.onlar ne güzel repliklerdir.erkan can ve haldun boysalın oyunculukları ne oyunculuklardır."azize"yle birlikte birbirini tamamlayan iki film çekme fikri ne güzel bir fikirdir.çok da doğaldır.mutlaka izlenmeli...
Bir çok filmimizden farklı olduğu kesin , klasik çizgimizin dışına çıkmış bir film.Erkan Can dışında oyunculuklar çok müthiş değil.Çok iyi bir film olmamakla beraber , mutlaka izlenmesi gereken bir film
Olaylar sıradan bir gemide gelişir ve gemi minimal ölçekte de olsa aslında ’memeleket’tir.’Gemide’nin insanları sürüklü küfür eder,içki içer,esrar çeker.Aralarında adeta bir mecburiyet bağı oluşmuştur...Birbirlerine bağlılıkları oranında kin de duyarlar.İhtiraslıdırlar.’Kaptan’olaylarda söz sahibi olan yegane kişidir.Kamil kaptandan sonra gelir.Ali ve ’Rambo’ise söylenenleri yapmakla yükümlüdür. Rambo’nun yalanı ve bunun neden olduğu bir kavga bir adamın yaralanmasıyla sonuçlanır.Asıl olaylar ise kavgadan elde kalan Romen kadının gemiye getirilmesiyle gelişir.Duryarsızlık,kabalık ve hedonizmle yüklü ’hissiz bir dünya’da buluruz kendimizi.Bütün erkeksi dürtülerle kadına saldırılır.’Kaptan’olaylardan habersizdir;olayları fark ettiğinde ise sorun çok daha çetrefilli bir hal alacaktır. Geçmişte izlediğimiz Yeşilçam filmlerindeki ’romantik dünya’lar bu filmle birlikte yerini ’su katılmamış bir gerçeklik’ dünyasına bırakır.Laleli semti bu gerçeklik dünyasının izdüşümü gibidir ve insanlarının gemideki insanlardan fazla bir farkı yoktur.İçki kokan o paslı Laleli birahanelerinde erkekler porno film izler,cinsel açlıklarını gidermeye çalışır.Sokaklarda sevgiler dolar yeşiliyle bozdurulur.Güzel,tertemiz kızlar kirli bir şehvet pazarında acımasızca pazarlanır.Altta kalanın ezildiği,doğasal kanunların işlediği mafyatik bir dünyadır bu.’Tüketim toplumu’kalıplarının izlerini taşır... Erkan Can ’kaptan’rolüyle, izleyicide tam bir gerçeklik duygusu uyandırarak akıllardan silinmesi mümkün olmayan bir oyunculuk dersi verir.Filmin sonundaki hüzünlü sahne Uğur Yücel’in müziğiyle birlikte daha da bir bütünlük kazanır.Filmin açılışında Erkan Can’ın ağzıyla vurgulanan tirat da bütün gerçekliğiyle yüreklerde bir ırmak gibi çağlar. Sonuç itibariyle Yeşilçamın alışılagelmiş kalıplarını kıran ’televizyonlarda asla göremeyeceğimiz’bir film çıkar ortaya...
bir erkeğin zayıf noktalarını harika ortaya çıkaran bir film gemide. bir gemide geçen dört erkeğin yalın varoluşçu ve etkileyici hikayesi gemide, insanın en derinde kalan tutkularını ruhunun en faşist köşelerini ve sezgilerini büyük bir ustalıkla minimal bir sinema dili ile ortaya çıkarmış serdar akar üstelik yakalıdığı halk dili ile yalınlığına güç katan film denizden kum çekme sahneleri ile adeta 17 ağustos deprenin sinyallerini verir gibiydi filmde serdar akarın kullandığı sinematik dil kısıtlı imkanlara rağmen etkileyici serdar akarın karakter çalışmaları ise o kadar derinlemesine ki film her izlendiğinde farklı bir köşeden bakılabilyiyor farklı biçimde algılanıp yorumlanabiliyor film erkeklerin yüksek egosunu gösteriyor ve bu konuda kadınlar karşısında ne kadar aciz kaldıklarını gösteriyor işler karıştığında ya birbirleriyle kavga ediyorlar yada kadına tecavüz ediyorlar .klastorofobi belkide serdar akarın elinde ki en büyük silah ve bu silahı mümkün olduğunca etkileyici kullanmış yönetmen aslında film de kaptanın hatırlamak istemedikleri bizimde hatırlamak istemediğimiz akar bu konuda başarılı eş kesmeler slow motion tekniği ve ustaca flashbacklar ile izleyicinin üzerine kaptan hatırladıkça etki kurmayı başarmış uzun lafın kısası gemide bence çirkin kanlı bir savaşı anlatan güzel bir klasik müzik eseri gibi anlattıkları rahatsız edici ve itici olabilir ama filmin ahenki sinematograifisi çok hoş türk sineması adına kesinlik çok önemli bir aşama kesinlikle ama kesinlikle izleyin
Cannes Film Festivalinin resmi bölümüne seçilmiş ve Cannes da birçok kez gösterilmiş olan bence son zamanların en iyi Türk filmi Gemide ...Son zamanlarda Türk filmlerinde oldukça sık rastladığımız argo bu filmde de oldukça fazla kullanılmış. Ancak filmin yarattığı atmosfer nedeniyle midir bilinmez sanki bu argolar olmasaydı film etkileyiciliğinden bir şeyler yitirecekmiş hissi uyandırıyor izleyicide. O kadar doğal işlenmiş ki film sanki yaşanmışlıklardan bir kesit? Tek kelimeyle izlenmesi tartışılması ve düşünülmesi gereken bir film. Oyunculukları da çok beğendiğimi itiraf etmeliyim Erkan Can bir harikaydı ...
Türk sinemasının geliştiğini göstermesi açısından güzel bir örnek fakat ne kadar kişi bu gelişmeden haberdar o tartışılır. Filmden sonra Mahallenin Muhtarları'nda salak bir lazı oynayan Erkan Can'ın aslında çok iyi bir oyuncu olduğuna karar veriyorsunuz. Onun sahneleri, onun küfürleri, onun esrar çekişi gerçekten çok keyifli. Filmin müziklerini de Uğur Yücel yapmış ve gerçekten güzel yerlerde hoş müzikler devreye girince filmin insanın üzerinde etkisi artıyor. Ayrıca bu filmin birinci dakikasından son dakikasına kadar yaşanan olaylar sadece ve sadece ülkemizde yaşanabilecek olaylar olduğunu düşünüyorum. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle şeyler yaşanamaz. Kahvedeki porno festivalinde öksüren adam da filmde dikkat edilmesi gereken ufak bir ayrıntı, oraya cuk diye oturmuş. Son olarak Kaptan'ın filmin sonlarına doğru söylediği lafıyla olaya nokta koymak istiyorum. Kaptan tek bir cümleyle filmi açıklıyordu. ?Sizin vicdanınızı s.kiyim lan ben!? 7/10
Erkan Can gerçekten çok iyi bir oyuncu olduğunu bu filmle kanıtlamıştı. Ama film bence gereğinden çok daha ağır işliyor ve kendi adıma izleyiciyi sıkıyor. Yinede bu türün meraklılarına hitap edebilir.
?Bir memleket gibidir gemi.?Serdar Akar'ın yönetmenliğini yaptığı ilk film. Küçük bir bütçeyle çekilmiş, harika bir bağımsız film. Ayrıca filmi izleyenlere, bu filmle eş zamanlı geçen ?Azize: Bir Laleli Hikayesi? filmini de izlemelerini tavsiye ederim.Film, hayatlarının neredeyse tümünün bir geminin içerisinde geçiren insanları anlatıyor. Hayatları deniz, uyuşturucu, küfür ve cinsellik üzerine kuran 4 adam... Olaylar bu 4 adamdan birinin yaşadığı bir gasp üzerine gelişir ve bir kadının da kaçırılması üzerine olaylar gitgide içerisinde çıkılamayacak bir hal alır. Bol küfür, uyuşturucu ve cinsellik üzerine kurulu bir film. İzlediğim en doğal, en gerçekçi filmden. İçimizden bir film ?Gemide?. Tam bir Türk filmi. Her Türk sinemaseverin izlemesi gerekenlerden. Cinsel sapkınlık filmde harika bir şekilde anlatılmış. Gerek İstanbul'a gerekse günümüz toplumunun çarpıklığına sayısız atıflarda bulunuyor Serdar Akar. Bu işi de film çok iyi bir şekilde yapıyor. Filmdeki oyunculuklar bir Türk filminde izlediğim en iyi oyunculuklardan. Özellikle Erkan Can'ın performansı harika. Keşke kendisini dizilerde gördüğümüz kadar sinemada da görseydik. Diğer oyuncular da oldukça başarılı. Kaliteli Türk film bulamadığımız şu günlerde, izlemeyenler kesinlikle bu filmi es geçmesin. Gerek senaryosu gerek kurgusu gerek de oyunculuklarıyla izlenilmesi gereken bir yapıt. Yalnız bayan izleyicilerin pek hoşlanmayacağı bir film. Hatta bayanlar hiç izlemesin.?N'oluyor Kamil, düzen bozuluyor.?
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.