Kara Şövalye
Ortalama puan
4,6
5905 Puanlama

713 Kullanıcı yorumları

5
321 Eleştiri
4
238 Eleştiri
3
38 Eleştiri
2
84 Eleştiri
1
9 Eleştiri
0
23 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Sarp Baran
Sarp Baran

Takipçi 139 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
8 Ağustos 2020 tarihinde eklendi
Oyunculuk, kurgu ve senaryo çok başarılı. Nolan'ın şuana kadar yaptığı en iyi filmi. Bu efsanevi filme daha sözüm yok.
Puanım 10/10

ELVEDA HEATH LEDGER
theyurdal
theyurdal

Takipçi 776 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
12 Ocak 2015 tarihinde eklendi
serinin en iyisi ama bunun sebebi jokerin zekası sırf joker için izlenebilir
sinema
1 ziyaretçi
4,5
23 Haziran 2022 tarihinde eklendi
Yine Nolan yine baş yapıt. İzlediğim en iyi süper kahraman filmi. Aslında bu filme süper kahraman filmi demek çok doğru olmaz. Öyle uçuk kaçık sahneler beklemeyin. Batman Begins gibi yavaş ilerleyen bir film. Ama Batman Begins bana oyunculuklar anlamında biraz ruhsuz gelmişti. Fakat Dark Knight da JOKER i oynayan rahmetli Heath Ledger olağanüstü oynamış. Keşke şimdilerde de izleyebilseydik onu ama kader işte. Filme gelirsek kesinlikle izlenmesini tavsiye ediyorum. Nokta
hookers
hookers

Takipçi 274 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Bu filmle ilgili en çok merak ettiğim şey fantastiklik dozunu arttırıp arttırmayacaklarıydı. Kendi adıma bunu arttırmayıp yine ayakları yere sağlam basan gerçekçi bir uyarlama yapmaları yönündeydi. Kara şövalye yi izledikten sonra genel olarak benim istediğim gibi olduğunu, çok fazla uçuk sahne olmadığını gördüm. Ancak film bence uzun süresine rağmen extended bir versiyonu hak ediyor gibi duruyor. Çünkü filmin hikaye akışı içinde o kadar çok boşluk var ki. İyi-kötü herkes her yere, her binaya, her bara, her plazaya elini kolunu sallaya sallaya girip çıkıyor, bir anda herkes her yere gidip geliyor. Hastaneyi yok edecek o kadar çok bomba ne zaman nasıl kondu, gemilere bombalar konurken herkes uyuyor muydu,? ?ve daha pek çok şey o kadar havadaydı ki bence bu tip şeyler filmi takındığı o ciddi ve gerçekçi havadan koparıp absürd bir havaya sokuyordu.Ledger in joker yorumu için çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Psikopat bir manyak, çılgınlığın sınırlarında olan birileri yeryüzünde varsa en fazla joker gibi olabilir. 8/10...
kalpsiz
kalpsiz

Takipçi 252 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Şubat 2009 tarihinde eklendi
valla o kadar uzun olmasına rağmen sıkıldığımı söyleyemem. iyi eğlenceli sürükleyici bir aksiyondu. jokerin olduğu tüm sahneler daha güzeldi..
Ahmet G.
Ahmet G.

Takipçi 218 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
29 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Gerçekten de izlediğim en iyi Batman filmi olduğu gibi şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden biri!!! J.Nicholson bence içten içe kıskanmıştır H.Ledgeri, bu kadar mı iyi oynanır bu rol ya!!!Çekimler harika,soluk soluğa izledim,tempo hiç düşmediği gibi gittikçe de artıyor.Tavsiye ederim herkese,mutlaka izleyin ama 'sinemada'!!!
snowman72
snowman72

Takipçi 210 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Ocak 2007 tarihinde eklendi
c.nolan'ın "batman" temalı bu 2. filmindede ilk filmin sonunda ipucu verilen "joker" karşımıza çıkıyor.anılan bir çok isimden sonra heath ledger'in"joker" karekterindeki oyunculuğunu merak ediyorum. yönetmen ilk filmdede batman ve bruce wayne'ni ön planda tutup düşmanlarını topluca ama daha bir arka planda bizlere tanıtmıştı. bu tarz filmlerde "kötü" karekterler bence çok önemlidir.
Shattered-Glass
Shattered-Glass

Takipçi 138 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
15 Kasım 2008 tarihinde eklendi
Sinema denilince herkesin aklına farklı farklı şeyler gelir. Kimisi romantik komedi filmlerini kendine daha yakın bulur, kimisi daha arthouse filmlerden hoşlanır, bazılarıda fantastik macera peşinde sürüklenip giderler. İnsanların kişisel istekleri, zevkleri farklılaştıkça bütün bu sinema türlerini daha da çoğaltabiliriz. Ama bilmedikleri bişeyler var bu insanların; sinema kendilerine benim tarzım bu diyebilecekleri türden bir sanat dalı değil. Her bir türünde bambaşka duygular yaşamamızı sağlar sinema filmleri. Sadece fantastik&macera türünü takip eden bir izleyicinin sinema adına kaçırdığı o kadar çok şey var ki...Bunları söylememdeki amaç, sinemayı eğlence aracı olmaktan çıkarıp; insanların daha bir önemseyip üzerinde tartıştığı, hakkında fikir sahibi olduğu bu 7. sanat dalınının daha öncelikli sıralarda yer edinmesini sağlamak. Arthouse izleyicisinin dark knight gibi başarılı yapımlarla, popüler filmleri takip eden izleyicilerinde sanat filmleriyle bütünleşmesini arzu ediyorum. Ben bu iki tür arasında bir köprü görevi gördüğüme inanıyorum, bu konuda ortada bir yerlerde yer almak beni heyecanlandırıyor...Şimdi esas konumuza kara şövalyemizin son sinema macerasına odaklanalım. Şimdiye kadar bu tarz sinema örnekleri bizleri sadece süslü görüntülerle kandırıp, bazı şeyleri gözardı etmemizi sağlarlardı. Dark knightı çok fazla dikkate almamın sebebi senaryosunun çok zekice yazılmış olması ve temponun hemen hemen hiç düşmeden başladığı heyecanla filminde bitivermesi. Filmin genel seyrini izleyicinin tahmin edemediği türden, iyi ile kötünün kapışmasını son derece başarılı bir şekilde yansıtan bir film kara şövalye. Açılış sahnesinde joker eşliğindeki soyguncuların birbirini öldürmesi, kötülüğün bir yarar sağlamayacağını ve kötülüğü kötü insanların, kötü niyetli çıkarları doğrultusunda yok olacağı bir kısır döngü olarak düşündüm. Christian bale, son yılların en iyi iş yapan oyunculardan biri, 2 yıl önce makinist filmi için onlarca kilo verip izleyenleri şaşırtmıştı. Yaptığı bu cesaret isteyen davranışının karşılığını almaya başladı. Önümüzdeki sene mayıs aylarında gösterime girmesi planlanan terminator: salvation filminde john connor rolünde karşımıza çıkacak. Kara şövalyedeki performansı çok ölçülü, samimi ve kendine güvenen bir bruce wayne oynamış. Joker rolü usta actor jack nicholsandan sonra ancak bu kadar başarılı bir şekilde canlandırlabilirdi. Heath ledger yakın zamanda aramızdan ayrıldı, ama bizlere ölümsüz bir eser bıraktı. O gerçek hayatta joker kartını çok erken kullandı, H.Ledgerın bu üstün performansını akademi üyelerinin göz ardı etmemesini umuyorum. Yardımcı rollerde filme anlam katan rachel rolünde maggie gyllenhaal, alfred rolünde micheal caine ve lucious rolünde de morgan freeman son derece başarılıydılar. Filmin teknik yöndende dikkate değer olduğunu söyleyebilirim, ses miksajı, ses kurgusu, makyaj ve görüntü yönetimi çok başarılı.Bu film tamamen bir iyi ile kötünün kapışması filmi, hangi tarafın kazandığı ne yazıkki pek gerçekçi değil. İyiliğin kötülerle sonsuza dek sürecek savaşı, kötülüğün bu dünyadan yok olmasını sağlayamayacak. Bu mücadele hiç bitmeyecek...
Gürkan A.
Gürkan A.

Takipçi 165 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
3 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
çok keyifli hiç sıkılmadan izleyeceğimiz bir fantastik başyapıt film üyelerden aldığı puanı hak ediyor iyi seyirler
Fatih Meral
Fatih Meral

Takipçi 63 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
1 Aralık 2024 tarihinde eklendi
Cristopher Nolan ve Jonathan Nolan kardeşlerin birlikte çektiği Batman serisinin 2.filmi olarak çok başarılı buluyorum.Çizgi film serisi olan Batman'i yani süper kahraman filmi sevenlere hitap eden bir türü felsefikleştirerek entellektüel film izleyicilerinin de izlediği ve unutamayacağı bir filme çevirmişler.Bu yönden bir paradigma değişikliği yaşanmış bu türe bakış açısında ve anlatımda özellikle.Joker 'in oyunculuğu Batman'i sönük bırakmış. Heath Ledger dünyaya Joker'i sevdiren, Joker'e farklı yönden de bakmamız gerektiğini anlatan bir şekle çevirmiş.Joker'in filmde geçen efsane felsefik ve sosyolojik sözleri filme damga vuruyor.Sana izin verdikleri kadar iyisin sözü güzeldi.Batman'e senin ve benim aramda bir fark yok, sana da ihtiyaçları kalmayınca bir ucube gözüyle bakacaklar sözleri de güzeldi.Zaten filmin sonunda Batman'in iyi karakteri canlandırmasına rağmen polislerden yakalanmamak için kaçması Joker'in tezini haklı çıkarıyordu.Joker'i oynayan oyuncu Heath Ledger o kadar role girmiş ki sonunda intihar etmiştir.Joaquin Phoenix'in Joker'in doğuşunu anlatan film de çok güzeldi.Ama burada Joker'in hem fiziksel hem ideolojik mücadelesini izlememiz bakımından hazzı zirveye çıkarmış.Batman sonunda Joker'i yakalasa da Joker zekasıyla istediklerinin birçoğunu yapmış ve istediği sükseyi yaparak dikkatleri üzerine çekmiştir.Filmi 2-3 defa izlemek gerekir ayrıntı ve zihinsel aktarımlarına hâkim olabilmek için.Filmleri alt yazılı izleyen biri olarak dublajında harikâ yapıldığını söylemek gerekir.Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
Donnie Darko
Donnie Darko

Takipçi 28 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
25 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Filmi izledim ve az sonra yazacaklarımı mümkünse filmi seyredenler okusun. Filme nereden başlayacağımı biemiyorum; açıkçası sarsıcı bir deneyimdi. Nolanın bence en iyi yaptığı iş karakter trajedilerini anlatmadaki başarısı. Genelde karakterleri bir şekilde fiziksel olarak acı çekiyor ve bu durum bozuk psikolojilerinin görsel uzantısı olarak perdeye yansıyor. Pek çok yerde yazılıp çizildiği gibi Dark Knight soruna gerçekçi bir yerden bakıyor ama... Bu gerçekçilik bir yerlerde kırılıyor. Filmi yaratanlar bunu bilinçli olarak mı yaptı yoksa bu sadece filmlerin kişiye göre değişebildiğinden midir? Bilmiyorum, ama bu kırılma meselesi bence tartışmaya değer bir konu, bu yüzden bunu en sona saklayacağım. Gothamda kişilik bozukluğu yaşayan bir tek Batman değil! Daha ilk sekanstan film karakter yoğunluklu bir film ortaya koyacağının sinyalleerni veriyor. Joker, Dent, Komiser, hatta şizofren ayak işi yapan suçlular, hepsi sanki size bir roman okuyormuşsunuz hissi veriyor. Bu yapının gerekliliği bence filmin kendine iyilik ve kötülüğü konu edinmesinden değil de Batman karakteriyle ilgili daha eskiden beri var olan bir sorunu ortaya koyup incelemek içindir. Bu ahlak, adalet ve intikam üçlüsününün bir bileşimi. Batmanin çocukken yaşadığı trajedi suçla olan savaşında onu bir 'savcı' olmak yerine bir intikamcı mı yapıyor? Bunu Dent karakteriyle açıklarsak, Dent karakteri idealist tarafı temsil ederken yaşadğı olaylar, kaosu temsil eden Joker tarafından manipüle edilişiyle, onu kaosun bir uzantısı haline getiriyor. Yani idealizminin çöküşü ve kaosun bir kurbanı. Dent intikam hırsıyla kontrolünü kaybediyor. Bruce Wayne karakterinin 'bir şekilde' aynı acıyı yaşayıp bunun yerine ideallerinden ödün vermemesi onu bir intikamcı olmaktan kurtarıyor. Bu ve filmin sonlarına doğru yaşanan gemideki insanların 'düğmeye bir türlü basmaması' filmin gerçeklik duygusunu törpülüyor. Sanki tekrar klişe bir kahraman filmi seyrediyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz ve tekrar bir ilizyonun içine dalıyorsunuz yani gerçek değil de bir filmin yada sonunda doğru olanın yapıldığı ideal bir dünya. Bu niteliğiyle film bize bir film seyrettiğimizi hatırlatıyor ve gerçekte işlerin daha farklı olabilieceği konusunda bizi uyarıyor ve ben sadece her şeyin bir gün düzeleceğine dair bir umut olarak değerlendirilebilirim diyor. Filmin görselliği özellikle ikinci yarısında doruğa ulaşıyor, filmin karakterlerinin ruh halini sadece görüntü kuşağını seyrederek okumak dahi mümkün hale geliyor. Heath leadgera gelince... Hakkında filmden önce duyduğum bütün olumlu eleştirilere katılıyorum. Filmin belki de en dinamik öğesi olan Joker karakterinin ötesine geçen oyunculuğuyla sinemada her zaman rastlayamayacağımız bir karakter çalışması ortaya koyuyor. Filmin kostümleri, sanat yönetimi, karmaşık kurgusu, özelllikle bir çizgi roman uyarlamasına göre, filmin sayabileceğim diğer artıları. Son olarak basitçe söylemek gerekirse ben bir sinemasver olarak bu özgün filmden keyif aldım ve bütün samimiyetimle herkese (+13) tavsiye ederim.
Amir Han
Amir Han

Takipçi 452 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Ağustos 2014 tarihinde eklendi
Tim Burton her ne kadar da efsane bir yönetmen olsada C. Nolan bu yeni seri ile çıtayı daha yukarılara taşıdı. Arada Joel yönetmen müsveddesinin Robin'cikli saçma iki filmi olsada Batman son filmleri ile 1 milyar dolar barajını aşan nadir filmlerden oldu. Bu filmin tartışmasız en sansasyon yaratan unsuru hiç şüphesiz oynadığı mükemmel ötesi oyunculuğu ve film çekimlerinin hemen sonrası trajik ölümü ile Joker karakterini oynayan Heath Ledger olmuştur. Diğer oyuncularında ondan aşağı kalmamak adına sarfettikleri olağanüstü oyunculuğu ise gözardı etmemek gerekir. Tabii bu rekabet Batman serisinin en beğenilen yapımı ünvanın beraberinde getirdi. İmdb Top 250 listesinde 4. olan bu yapımı muhakkak seyredin.
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Son yillarin en iyi çizgi roman uyarlamasi ve gise filmlerinden. Hakkinda uzun uzun yazmaya bile gerek yok.Bu filmin esinlendigi çizgi romani okumak isteyenler Killing Joke (Öldüren Saka)'yi okumali mutlaka.Filmle birebir ayni degil ama çikis noktasi ayni. Ben begendim. Not: ''Öldüren Saka'' su an asagi yukari her kitap evinde mevcut. Internetten de indirilebilir fakat ingilizce olarak.Iyi okumalar simdiden ilgilenenlere.
yuzbasiyulaf
yuzbasiyulaf

Takipçi 428 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
25 Aralık 2008 tarihinde eklendi
Harika bir film. Mükemmel oyuncularıyla mükemmel senaryosuyla.. Söylenicek fazla birşey yok, izleyin.
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ocak 2007 tarihinde eklendi
The dark night

Belki de ilk filmin çekildiği 1989 senesinden çok daha öncelerine çizgi roman olarak uzanan ''kara şovalye''nin hayatını anlatan belki de son filmlerden birisi olacak 2008'de sinemalarımızı şenlendirecek olan bu filmden beklentilerim büyük.
Özellikle adam west'in, dizi olayına girip de, yağlı göbek platformunda şekli ve de komik ''robin'' desteği ile çekilen dizi film arasındaki batman tiplemesinin ardından aradan geçen yaklaşık 40-45 senelik süreç zarfında ''kahraman''ımızın bu raddeye gelebilmesi dahi çok iyi bir olay. Birinci nokta bu. Ki 1989 senesinde kalkıp da, yaklaşık 10 adet film çekip de, hemen hemen hepsi içerisinde 1988 senesinde çekilmiş ''beetlejuice'' filmini de içerisinde barındıran ''fantastik'', ''gotik'', ''film noir'' tadında filmler çekmiş tim burton ile bu seriye başlanılması tam bir doğru nokta idi. O dönemin yıldızlarından birisi olan kim basinger'in ''vicki vale'' karakteri için seçilmesinin dışında tam bir kapalı kutu olmasına rağmen, ''iğrenç beter böcek'' karakteri ile gönülleri bir sene önce fetheden michael keaton'ın, karizmatik ve de soğuk görüntüsüyle birleşen, ve de zannımca tüm devam filmlerinde de kimsenin haltedemediği bir ''batman portresi'', oyunculuğu daha önceden oynadığı bir sürü filmde kanıtlanmış ve de, ''hollywood'un büyük starları'' arasındaki yerini çoktan almış bir efsane tarafından hayata gelen bir ''joker'' karakteri. işte 1989 senesinde tüm bu özellikleri, efsanevi kadroyu, oyunculukları, içerisindeki gotik karanlık yapı, komedi ve de az da olsa fantastik ve de korku öğeleri ile harmanlayan ve de yine bir daha, daha iyisini gelmeyeceğini düşündüğüm bir başlangıç filmi.
İkinci film ise, yine ilk filmi aratmayacak derecedeki, altyapısı, karlı sokakları, yine joker'e selamı çakan kötüleri, inanılmaz derecede seksi ve de bir o kadar güzel kedikadın'ı, yine efsanevi batmobil'i, kendisine has oyuncakları, sonraki filmlerde palyaçoya çevirilmemiş kostümü, gizemi, kasvetli yapısı ile, ilk filme nazire yaparcasına iyi derecede kotarılmış bir devam filmi. bu arada bir dipnot'a dikta çekmekte fayda var. İlk filmdeki soundtrack'da unutulmaz olmuştur. Danny elfman'ın, prince ile yaptıkları müzikleri eşsiz, unutulmazdır. Yine bu ikinci filmde devam eden bir michael keaton kasırgası, üzerine gelen, ilginç ve de jokeri aratmayan psikopatvari hareketlerini esprili diliyle bağlayan danny devito tarafından süper kotarılmış, bir ''penguen'', yine kendi çıkarları için şehrin içine eden bir max schreck, ardından daha önceden bahsedildiği gibi, eşsiz bir ''catwoman'' portresi ile, tim burton'dan, onu bu isme taşıyacak derecedeki özgünlük, çekim açıları, kendisine has bir anlatım şekli.

Kısacası özellikle 5 filmden oluşan bu batman filmlerinin en azından ilk iki filmini ayrı bir yerde değerlendirmek gerekir. Yukarıda naçizane kendi fikrimce saydığım özellikler, gerçekten de bu filmleri ''efsane'' yapmaya yeter de artar bile. Hiç sevmemiş olsanız bile, şimdiki spider man'la da, 1978 de ilk çekilmiş superman filmiyle de karşılaştırsanız, şimdiki zamanda bu kadroyu birleştirmeye çalışsanız ne denli büyük bir film yapıldığını görürsünüz.
Bu iki filmden sonra sazı eline alıp da, saz çalmayı bilmediğini zaten belli eden, joel schumacher'in durup dururken kalkıp da, yeni türkü çığırtmaya çalışması da, ayrı bir konu iken, gidip de çizgi film yaparmış gibi, bol renkli, süslü pasta kıvamında ilginçlikler getirmesi, karakteri arada sıkıştırması, yeni eklediği karakterle oynaması, özelliklerini değiştirmesi, bir sonraki filmin ne kadar dandirik olacağını gösterircesine, ilk iki filme ihanet derecesinde, olmayan, bozuk olan yenilikler olmuştur. Val kilmer her ne kadar, michael keaton kadar ''batman'' olamasa da, yine de George clooney'dan bir kat daha iyidir, kendisinin ''batman'' olduğunu kanıtlayacak derecede kendisini vermiştir rolüne. Ayrıca bu filmdeki kaçık karakterlerin en sağlamı da, o aralar kendisini sulu zırtlak komedilere adamış olan, jim carrey'in hayata geçirdiği, ''bilmececi'' karakteridir; süper oynanmış, aynı şekilde kompoze edilmiştir. Kısacası bu geçiş filmi ne ilk iki film kadar doyurucu, içeriğini verebilen, özgün ve de karanlık olabilmiş ne de, bir sonraki film kadar berbat.
Sonrasında gelen yine joel schumacher amcanın, 97 senesinde dönemin yıldızlarını ortaya halay çekmeye çıkarır gibi toplayıp yahni yapmasını andıran filmi, serinin yüzkarası olarak belki de sinema tarihine geçmiş, tüm batman severler hatta, film severler tarafından ''kötü, berbat'' olarak lanse edilmiştir. Ayrıca her ne kadar filmin adında, robin'in adı da artı olarak işlenmiş olsa da, robin filmde kukla olmaktan öteye gidemez; sadece bir karakter olarak lanse edilmiştir filmde. Yine George clooney, ''karizmayım, para babasıyım, davetlerden davetlere akarım, en güzel karıları aklarım'' modundan kurtulamadığı için, inandırıcı bir ''batman portresi'' çizememiştir. Kısacası bu film sadece arada kalmış, çizgi film mi yoksa, sinema mı belli olmayan, devam filmi olsun diye çekilmiş gibi görünen bir film olarak sinema literatüründeki yerini almıştır.
İşte bunca emekten ve de sonrasında gelen, iki adet ayarı bozuk filmden sonra, herkes için kapalı kutu olan, ''bir devam filmi'' daha çekilmiş, ama daha önceden ''memento'' ve de, ''insomnia'' gibi iki adet film ile ustalarına göz kırpmış olan christopher nolan'da, tim burton abisinin bile şapka çıkaracağı değerde bir film ortaya koymuştur. Bazı yönleri sırıtsa da, dövüş sahnelerindeki yakın kamera açıları nedeniyle, sahneler piç olsa da, film geneli itibariyle mükemmel olmuş, bunca yıl sonra gelen devam filmi de, selamlarla karşılanmış, gönülden gelen duyguların ikramı saklanmamıştır. Christian bale de, kendisine verilen, çizilen görevi belki de bunca kişiden sonra bir michael keaton kadar iyi çizebilmiş, yan rollerde oynayan özellikle, michael caine ve de filmin kötü adamı rolündeki ''liam neeson'' ne danny devito'yu ne de efsanevi jack nicholson'ı aratmamışlardır. Teknolojinin de verdiği son olanaklar ile, film çoğu efektlerden bilerek, gerçekçilik adına yoksun bırakılmasına rağmen, yine de kendisini aşmıştır.
İşte kendi fikirlerimce, bunca bir geçmişten sonra, 2008 senesinde olması beklenen son devam filmi ''the dark knight''ın da, ismine yakışacak derecede, yönetmenini de, oyuncularını da, ''kimin hayatının anlatıldığı'' konusunu da barındıracak derecedeki özgün senaryosuyla da, her şeyiyle bir bütün olarak tüm beklentileri karşılamalı. Her ne kadar, jack nicholson'un eşsiz, efsanevi, benzersiz ''joker'' yorumundan sonra, ''heath ledger''in aynı kişiyi canlandırması bana kapalı kutu olarak gelse de, yine de, bunca yıl bu filmleri görmüş bir bünyenin, bu kadar sırıtmaya da ''evet'' demesi işten bile değil. kısacası ''bekle gör'' taktiği uygulanacak. Hayırlısı. bekleyelim ve görelim.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler