En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
13 Haziran 2013 tarihinde eklendi
McQueen ve Fassbender'in uzun yıllar unutulmayacak, üzerine konuşulacak eseri. Bu kadar sade bir sinema diliyle, sade bir anlatımla ancak bu kadar etkileyici ve çarpıcı olunabilir. Tek bir harf eksik değil, tek bir harf fazla değil. Yarım saate yakın süren "görüşme" sahnesi McQueen'in imzalarından biri. Yaşanmış olaylar. Son yılların izlenmesi gerekenlerinden.
Ağır ilerlemesine rağmen etkileyiciliğinden hiç bir şey kaybetmemiş bir yapım. Oyunculakları ise özellikle iyiydi. Tavsiye ederim...Not: Sayın editör, yönetmen kısmında Steve McQuenn ismine tıklayınca, büyük üstadın filmleri gözükmekte. Düzeltilmesi yararlı olacaktır diye düşünüyorum. Sevgi ve saygılarımla...
sinemadan bahsediyoruz arkadaşlar ne demek çıplak erkekler var ya yorumlarınızı okuyup ta çıldırmamak içten bile değil...neymiş hapisane konusuyla ilgili çok güzel diziler varmış...o zaman dizi seyredin arkadaşım bi sinema sitesinde sinema yorumu yapmayın.. filme gelince bu yıl seyrettiğim en iyi filmlerden biriydi..10 üzerinden en az 8..o kadar gerçek ki herşey..hem rejisi hem senaryosu hem de sanat yönetimi çok çok başarılı.mutlaka seyredilmeli
İkili diyalogların ve enteresan ayrıntıların fazlaca yer aldığı bu film, IRAnın apishanelerde çürüyen bağlılarını dramatize edilmiş bir şekilde izleyiciye sunuyor. Özgürlük temasının öneminin işlendiği ve yaklaşık 15 dakik süren masa başındaki pederle olan diyalog ise filmi farklı kılan uç noktalardan biri. Velhasıl 8/10 verdim gitti.
Bağımsız İrlanda düşüne güzel bir ağıt olmuş.videoarttan gelen yönetmenin ne kadar yetenekli olduğu her karede açık şekilde belli.kesinlikle izlenmeli...
hayatımda izlediğim en şok edici filmlerden biri hala etkisinden kurtulamadım mutlka izleyin derim bu arada filmde diyalog hic yok denbilir ancak 2o dakika kadar ıkı kısının yaptığı ilginç bi sohbet war benim gördüğüm e nuzun diyalog bi filmdeki
Aslında bu filmi anlatmak çok zor. Sebebi gerçek bir hikaye olması ve yaşanan olayların insanlık adına çok ciddi boyutlara ulaşmasıdır. Evet film çok ağır ilerliyor, bazen uzun bir süre diyalog olmuyor bazen de uzun diyaloglardan başka bir şeyle karşılaşmıyorsunuz filmde. Ama bu filmin kötü olduğu anlamına gelmez. Filmi pek sevmeyen arkadaşlarımın İrlandalı Bobby Sands’in hayatına ve yaptıklarına göz atmalarını isterim. İşte o zaman nasıl bir film izleyip nasıl bir hikayeye tanıklık ettiğinizi daha iyi anlarsınız. Film; bir yandan hapishanedeki karışık durumu, mahkumları kontrol etmek için büyük çaba harcayan gardiyanları ve mahkumların direnişine son vermek için gerek politik gerek diplomatik çabalar içinde olan ama bunu da son derece yanlış bir biçimde uygulayan hapishane üst düzey yöneticilerini anlatıyor. Ama filmin asıl anlatmak istediği konu İngiliz birliklerinin o dönemde İrlanda halkını yeteri kadar zor durumda bırakması ve İrlanda’nın askeri kuvveti olan IRA yı halkın yönetiminde saf dışı bırakmasıdır. İşte bu noktada devreye Bobby Sands isimli mahkum ve onun yanında bulunan direnişçi arkadaşları giriyor. Bu bir grup mahkumun bazı isteklerini dikkate almayan hapishane yönetimi daha sonra çok daha zor durumlarla karşılaşıyorlar. Önce hapishane üniformalarını reddeden mahkumlar, karşılığında insanlık dışı şiddete maruz kalan mahkumlara dönüşüyorlar. Daha sonra banyo krizi ve yine şiddet, diğer mahkumlarla haberleşme imkanının yok edilmesi, yemeklerine tükürme yada gereğinden az besleme, zorla ve şiddet eşliğinde banyo ve saç kesme, koridor olayı olarak adlandırılan mahkumların koridorda sırayla linç edilmesi gibi daha birçok kötü durumla karşılaşıyorlar. Tüm bunların sebebi mi? Çok basit; özgürlüklerini geri isteyen İrlanda halkının savunuculuğunu yapan bir grup mahkumun direnişi… Tüm bunlara rağmen tavrını değiştirmeyen İngiliz birliklerine asıl vurucu darbe geliyor mahkumlardan, AÇLIK… Zamanında yine ingiliz sömürgesine karşı Açlık Grevine başlayıp sonunda galip gelen Mahatma Gandhi’nin yaptığı gibi mahkumlar da bu yola başvuruyor. Mahkum olan bir insanın elinden özgürlüğünü yani herşeyini alırsanız ona sadece kendi vücudu dışında hiçbirşey bırakmazsanız oda direnişini kendi vücudunu silah olarak kullanarak gösterecektir. Sonucu ölüm olsa bile… Bu dakikadan sonra açlık grevinde olan bir mahkumun günden güne eriyişine, hastalanışına ve yok oluşuna inanılmaz derecede iyi bir şekilde tanık oluyoruz. Yönetmen Steve McQueen ilk filmi olmasına rağmen mükemmel bir iş çıkarmış. Ama asıl ayakta alkışlanması gereken Bobby Sands rolünü adeta yaşayan Michael Fassbender olmuştur. Oyunculuğuyla benim gözümde unutulmaz performanslar arasına çoktan girdi. Saymakla bitmeyecek kadar çok ödül almış olan film bence bunları sonuna kadar hakediyor. Keşke film daha uzun olsaydı da Bobby Sands’in hapisten önceki hayatında yaptığı olaylara da yer verilseydi diyorum. iyi seyirler
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.