En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Alternative Arts
35 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
21 Kasım 2022 tarihinde eklendi
Yılmaz Güney gibi bir efsanenin en başarısız filmi. Genel olarak siyasi mesaj verme kaygısı olan filmlerin başarısızlığının bir benzerini Duvar filmi de yaşamış. 60 li yıllarda çektiği avangart filmleri bile daha başarılı. O yıllardaki en başarısız filmi Ağıt filmiydi. Onda da aynı yanilsamalar vardi. Umut ve Surü filmindeki doğallığı görünce Duvar çok siğ kalıyor. Cezaevi kesitlerini Yol filmi gibi değil, izleyicinin gözüne sokarak anlatması, birçok mesajı bir defada verme kaygısından kaynaklanmış. Keşke basarli üç filmindeki senaryo tarzından taviz vermeseydi.
Duvar, Yılmaz güney imzalı en iyi film... "arkadaş" filmi çok vasat ve etkisiz.. "yol" eksiklerine rağmen iyi bir film.. ve son olarak "duvar" çok iyi bir film.. çocuk oyuncular mükemmel oynamış özellikle "şaban" karakteri çok etkili anlatılmış.. filmin başrolü bence o çocuktu.. tuncel kurtiz değil.. usta oyuncu da tabiki çok başarılıydı ama geri plandaydı rolü.. senaryodan bazı kısımlar çıkarılsaymış mükemmel bir film olabilirdi bence.. birincisi doğum sahnesi.. ne gerek vardı ki böyle tuhaf bir sahneye ? hiç anlam veremedim o sahneye.. çok gereksiz ve iticiydi.. filmin konusuyla bir alakası olsa tamam olabilir derdim ama tamamen alakasız bir durumdu.. ve filmde bir anlık kopukluk olmasına neden oldu.. ikincisi ise o büyük ve sapkın lafların edildiği şiir.. arkadaş filminde hemen hemen her sahnede düştüğü büyük laf etme tuzağına, bu filmde sadece bu sahnede düşmüş yılmaz güney.. ve ayrıca şahsi fikrim ve inancımdan dolayı da çok itici geldi bu sahne bana.. senaryodan bu 2 kısım çıkarılsa tam anlamıyla mükemmel bir film olabilirmiş duvar.. ama ıskalanmış.. sonuç itibariyle çok iyi bir film.. çok etkileyici, çok çarpıcı.. 9/10
Güney kendi deneyimlerini,anılarını,acılarını bir günlükten bize okur gibi aktarmış.Açıkçası çokta iyi etmiş.Çoğu sahnesi ile akıllardan çıkmayacak bir film olmuş duvar.Mahkumun ne olduğunu,onların da birer insan olduğunu anlatmış,hatırlatmış.
Yılmaz Güneyden çarpıcı,insanın içini yakan,gerçek bir film*!Kuşkusuz türk sinemasının en iyi ve cesur yönetmenidir,aşırı derecede politik bir film olmasadaduvar aslında tamamiyle 80darbesinden sonra hapishane yaşamını tümüyle eleştiren bir film,buda filmi politik yapar ki biraz yakın tarih bilen herkes bunların yaşanmış olduğunu reddedemez.İçinizi acıtacak bir dram ama gerçek bir dram...*Bunlar gerçek...Gardiyan bizim allahımız,ekip başı peygamberimiz9/10
bu filmi çok propagandacı bulanlara söylüyorum ben şükürler olsun ki ben görmedim ama 80 ’leri gömüş bazı sivri(ne demek istediğimi anlamışsınızdır)v bir şekilde hapise ya da karakola düşmüş insanlarla konuşmanız tavsiye edrim tabi mideniz duyacaklarınızı kaldırabilirse....
bu filmi hala değerli kılan yılmaz güney,tuncel kurtiz tabiki ama önemli bir ayrıntı daha var o zamandan bugüne türkiyenin hapisane yaşamı hiç değişmedi.10/9
Türk sineması yıllar ama çokkk yıllar önce bile şu anki durumundan öte bir yerdeydi. İşte size Y.Güney’in eserleri buna örnek. Duvar filmi dünya sinemalarında çocuk hapisane gerçekliği üzerine çekilmiş (tabi işin içine imkanları da katınız)en yetkin filmdir demk haksızlık olmayacaktır.10/10
Düşünün arkadaşlar gerçekten bu küfürleri duyan bu işkencelere, cinsi sapkınlıklara maruz kalan küçük çocuklar var Yılmaz Güney bunu bize başka türlü nasıl anlatabilirdi, "Ah canım cicim" diyen gardiyanlarla mı ? Hayatımda izlediğim en güzel film, hele o sondaki çocukların isyanı...
Dipnot: Yılmaz Güney'in bu filmi gurbette, sınırlı kadroyla ve maddi imkansızlıklarla çektiğini hatırlatmak isterim
Gardiyan bizim allahımız,ekip başı peygamberimiz bu repliğiyle türk sinema tarihine altın harflerle kazınmış muhteşem bir başyapıt hatta kilometre taşı 10 üzerinden 10 100 üzerinden 100
1976da Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevinde, Yılmaz Güneyin de tanıklık ettiği, cocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyan konu edilmiştir. Bu olaydan derinden etkilenen Yılmaz Güney, isyanın arkasından gönderildiği Kayseri Cezaevinde Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz ismi ile bir roman yazmış ve film yurt dışına çıkışında Fransada bu roman üzerinde kurulu senaryo ile çekilmiştir. Tuncel Kurtiz ve Ayşe Emel Mesci dışındaki tüm oyuncular hayatlarında ilk kez kamera karşısına çıkmışlardır. Film Fransada oldukça zor şartlar altında çevrilmiştir.Ayrıca filmin ilgi çekici bir diğer özelliği ise, az da olsa Zazaca dilinın sinemada ilk kez kullanıldığı film olmasıdır. Tuncelili müzisyen Kadri Karagöz tarafından seslendirilen "Haydêrê" türküsü filmin unutulmazları arasındadır.
gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymak isterken bir film olduğunu unutuyor bence.öyle sahneler varki izlenmesi yürek istiyor.bu kadarı bana fazla geldi.
Gercekleri o kadar gozumuze sokarcasina gosteriyor ki, bir yerden sonra seyircisini rahatsiz ediyor. Cok etkileyici sahnelere sahip, seyircisine sert bir tokat yapistiran bir Yilmaz Guney filmi... (7/10)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.