En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
895 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
2 Temmuz 2015 tarihinde eklendi
John Cusackın oyunculuğuna bir kez daha hayran kaldım. Her ne kadar filmde mekan kısıtlı olsa da (ki anlatılan olay da 1408 nolu odada geçiyor) izleyene iyiden iyiye gerilim yaşatıyor. Filmin ilginç yanı öyle diğer filmlerde olduğu gibi yaratıklar, gulyabaniler, zebaniler bulunmaması. Bazı karelerin kitaptan uyarlama olduğu belirtilmiş, fakat stephen kingin o romanını okumadığım için kıyaslamalı yorum yapamayacağım. İzlerken baş karakterimizin kızıyla yüzleştiği sahneler gerçekten de çok fazla duygusal hazırlanmış, insanı içten içe eritmeye yetiyor. Seyrederken öyle bir yere geliyor ki film bitti sanıyorsunuz, lakin bir de bakıyorsunuz ki herşey kaldığı yerden devam ediyor. Bu konuda senarist arkadaş iyi iş çıkarmış, filmde tam 3 farklı son sizi bekliyor. 3.son filmin sonu oluyor ve gerçekten çok iyi bağlamışlar, şaşkın bir tebessümle filmi bitireceksiniz. Sonuç olarak 1408 filmi, içeriğinde istisnai durumlar haricinde aşırı derecede kan-vahşet unsuru bulunmadığı, cinsellik objelerinin yer almadığı için ailenizle izlenebilecek türden bir film. Eğer şimdiye kadar seyretmediyseniz, tarafımdan kesinlikle tavsiye olunur!... iyi seyirler...
Bence zaman kaybından başka birşey değil. Film ne anlatıyor, ne demek istiyor belli değil. Film bittiğinde kendinizi tamamen enayi yeerine koyulmuş ve kandırılmış hissediyorsunuz. John Cusack müthiş bir oyunculuk sergilemiş ama hikaye birşey anlatmıyorki. Bence uzak durun.
olumlu film yorumlarını okuyup izlediğim ve beni hayal kırıklığına uğratan filmlerden biri oldu.bana göre filmin senaryosu ve kurgusu çok basitti.film çok eski olmamasına rağmen beni kendine çekmedi.filmde bir mantık aramayıp olduğu gibi kabul etmeme rağmen filmde ilgi çekici bir nokta bulamadım.kısacası oyunculukları da filmi de hiç beğenmedim.
Aslında öyle çok güzel mutlaka izleyin veya sakın izlemeyin tarzında yorumlar yapılabilecek bir film değil çünkü çoğu kişi farklı şeyler söylecektir film hakkında bence bir korku filmi olarak düşünemeyiz ama amaç gerilimse bunu zaman zaman yapıyor fakat ortalarından itibaren biraz saçmalamaya başladığını düşünüyorum 2 sonu var evet bizim izlediğimiz mutlusu birde tam tersi var onu da izledim daha sonradan ve filmi izleyecek arkadaşlara iki sonuda izlemelerini öneririm.
1408 sevdiğim nadir stephen king korkularından oldu benim için. özellikle berbat bağlanan sonlarıyla kingin romanlarından uyarlanmış gerilim ya da korku tarzı filmlerinden hep nefret etmişimdir ama 1408 gerçekten iyiydi.özellikle filmin dar bir atmosferde geçiyor olması büyük bir dezavantajken;senaryonun, yönetmenin ve tabi ki john cussackın beğeniyi hakeden performansları bunu avantaja çeviriyordu. eklemeden de geçemeyeceğim, sonunun hoşuma gideceği hiç aklıma gelmezdi!7/10
gerilim tarafı ağır basan psikolojik gerilim filmi diye tanımlamak doğru olur herhalde. filmde özellikle görüntü yönetmenliğini çok beğendim. renk seçimleri oldukça başarılı idi. genelinde ise etkileyici gerilim sahneleri olmasına rağmen 4 4’lük de denilemez. 7 kurukafa yeter!
film biraz kopuk kopuk beklenen o gerilim patlamasını bi türlü yapamıyor finalini ise hiç beğenmedim ama o kadar çok gerilim korku adındaki saçmalıklardan çok daha iyidir izlenir...
John Cusack ve Samuel L. Jackson varliginin yani sira, görselligi, kurgusu ve atmosferi ile soluksuz izleniyor. Stephen King'in kitabindan bir uyarlama oldugu için, mantik aramayacaksiniz fazla.
Stephan Hawking'in hikâyesinden esinlenerek, uyarlanarak çekilmiş korku-gerilim-gizem tarzında bir çok gerilimi hissettirmesi bakımından o kategoriye konulabilir. Stephan Hawking'in yaratıcılığını ve orijinal konusunu görmemiz bakımından sıra dışı bir film olarak gördüm, en çok beğendiğim yanı ses patlamalarıydı. Gerilimin yükseldiği anlarda aniden gelen ses patlamaları, atmosferi güçlendiren, merak ögesini yükselten bir durum yaratmış . Ses patlamalarında, görüntünün de otel odasının içinde hızlanması, kahramanın odanın içine hızlı hareketleriyle uyumlandırılması önemli bir detay. Görüntü yönetmenliğini de oldukça başarılı buldum. Dolphin Oteli'nin modern mimarisiyle birlikte, odanın içindeki eskimeye yüz tutmuş dekoratif yapısı korku filmi ambiyansı için güzeldi. Otelin iç ve dış mimarisiyle, film renkleri ve geçişlerindeki renk unsurları gayet iyiydi. Filmde 2 oyuncu üzerine temellenmiş bir film de olsa bu bir eksiklik oluşturmamış. Mike Enslin karakterine can veren John Cusack'in oyunculuğu bunda oldukça etkili olmuş diyebilirim. Yazarın kibirli, egoist, inançsız, saplantılı, arayış içinde olan yapısını güzel karakterize etmiş. Kahramanımız temelde hayaletlerin gerçek olmasını isteyen bir yapıda çünkü kızının başka bir formda da olsa yaşadığına şahit olacak ama mantıksal yapısı bu tip şeylerin saçmalık olduğunu gören bir yapı. Kendi çelişkili ve iç huzurunu kaybetmiş yapısını anlatmak kolay değildi ama Cusack bunu iyi gerçekleştirmiş diyebilirim. Filmde boyut geçişleri iyi oluşturulmuş. Filmin 2 tane farklı sonu varmş, benim izlediğim Enslin'in kendisiyle birlikte oteli yakarak işi sonlandırdığı diğer kurtulduğu ve karısınınn ses kaydını dinlediği finalde alternatif olarak güzel bir finalmiş. Filmde psikolojik faktörler de var. Mike Enslin'in babasından af dilemesi, kızının ölümünü kabullenmesi, karısıyla kopan bağının tekrar düzelmeye gitmesi gibi karakterin gelişimini ve hayat hikayesine değinmesi yönüyle güzeldi. Bunları flashback olarak değildi, odanın gösterdiği halüsinasyon olarak görmemiz de farklı bir teknik olması bakımından iyiydi. Kahramanımız hangi son olursa olsun öldüğü son da olsa aradığını bularak ölüyor. Aradığı hayalet hikâyelerinin aslına ulaşıyor ve asıl aradığı kızının temelde ölmediği başka bir formda yaşadığı gerçeğine ulaşıyor.Şu denebilir işte hepsi halüsinasyondu falan diye ama değil.Çünkü Otel Müdürü Gerald Olin ses kaydının dinlediğinde kızın sesini duyunca şaşırıyor, diğer sonda zaten karısı kızın sesini duyunca poşetleri düşürüyor. Dİkkatli izlenince ayrıntılarla dolu olduğunu görebiliyorsunuz. Gayet başarılı, hak ettiği değeri tam görememiş bir film olarak görüyorum.
sıradan bir film.özellikle stephen king ismini duyunca merak ve heyecan uyanıyor ve film hayal kırıklığı olmuş,john cusack tam anlamıyla role yakışmış diyemeyeceğim,aslında fena değildi ama psikolojik bir filmin ana karakterini daha akılda kalıcı ve etkileyici canlandırması gerekirdi.samuel l.jackson ise zaten pulp fiction hariç beğenmediğim bir aktör,yine çok alakasız bir rolde,müdür rolü çok kısa zaten.filmin çekici sahneleri var fakat bittikten sonra güzel bir tat bırakmıyor,gerekli bir uyarlama değil.stephen king izlemek istiyorsanız ben size the misti öneririm.
film ilginç ama john cusack bu filme fazla komik düşmüş. yani ben john cusack’ın oyunculuğunu çok beğeniyorum ama ilk defa sayesinde bir korku filmin de güldüm. bilmiyorum ama mimikleri çok komikti filmin başlarında. ama sonlara doğru gerçek gerilimi yaşattı.
Doğaüstü olaylara meraklı bir yazarın başından geçenleri izliyoruz film boyunca ama hikayede ne yeni bir şey var,ne bağlandığı bir yer.Başarılı olduğunu söylemek zor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.