Ortalama puan
4,0
378 Puanlama
Özgürlük Rüzgarı hakkında görüşlerin ?

39 Kullanıcı yorumları

5
8 Eleştiri
4
21 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
3 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
4,0
5 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Özgürlük Rüzgarı;İrlanda asıllı İngiliz yönetmen Ken Loachın en iyi filmi.Bizi İranın ilk yıllarına götüren filmimiz,İrlanda sorununa dair yapılmış en başarılı yapımlardan da biri aynı zamanda.Bugün Kuzey İrlanda,Birleşik krallığa bağlı bir özerk cumhuriyet.Özerk derken ne demek istiyorum;fiilen bağımsız,sadece şeklen İngiliz hükümetine bağlı,iç işlerinde tamamen serbest,başka bir deyişle yarı bağımsız bir yönetim veya idari bölge.Resmi adı Özgür İrlanda Cumhuriyeti olan Güney İrlanda ise tam anlamıyla bağımsız bir devlet.İrlanda sorunu neredeyse 100 yıldır devam eden kanlı bir mesele.Önceleri sadece özerk olarak idare edilmek isteyen İrlandalılar,sonraları İngiltereden ayrılarak tamamen bağımsız-ayrı bir ülke olmayı kendilerine amaç edindiler.Bu uğurda öldüler,öldürdüler.İrlandanın kuzey-güney olarak bölündüklerine inanıyorlardı çünkü.Tabii buna Londra hükümetinin tepkisi çok sert oldu.Böylece İra sorunu bugünlere kadar geldi.Mesele çok tanıdık geliyor değil mi?Benzer bir sorun bizim ülkemizde de yaşanıyor ve bizde de kanlı bir terör olayına dönüşmüş durumda.Filmi izleyince Türkiyedeki Kürt isyancılardan oluşan malum terör örgütüyle, İranın faaliyetlerinin birebir aynı olduğunu net bir şekilde görüyorsunuz zaten.İngilterede çözüm önerisi olarak Kuzey İrlandalılara İngiliz egemenliğinde özerklik-otonomi gibi geniş imtiyazlar tanındı;ama bu bile ayrılıkçı terörü önlemedi;hatta önlemek şöyle dursun,terör ve şiddet olaylarının daha da artmasına neden oldu.Filmde İngiliz ordusunun İrlandalı köylülere,yerel halka yaptıkları İrayı haklı çıkarmaya yetiyor.Aslında biz Türkler ile İrlandalıların ortak bir noktası var.Her iki halkta aynı yıllarda(1920lerde yani)İngiliz emperyalizmine,işgaline ve onların işbirlikçilerine karşı savaşarak onurlu bir mücadele verdi.Ama Türkler;Sevri yırtarak Lozanla kendi sınırlarını kendileri çizmiş ve bağımsız bir ülke olmuşlardı.Güney İrlandalılarda bağımsızlıklarını kazandılar;ama kuzeydekiler özerk de olsa İngiliz egemenliğinde yaşamaya devam etti.Özgürlük Rüzgarı;konusu kadar Ken Loachın başarılı yönetmenliği,Cillian Murphynin başarılı oyunculuğuyla ve güçlü anlatımıyla da dikkat çekiyor.Görüntü yönetimi de övgüye değer.İyi yazılmış bir senaryo ve hüzünlü-etkileyici bir final.Film yalnızca İngilizlerle İrlandalılar arasındaki etnik mesele üzerinde durmuyor,İrlandalıların kendi aralarındaki ideolojik çatışmaları da yansıtıyor.Sosyalizm ile Kapitalizm/Liberalizm arasında sıkışıp kalan İrlandalılar zamanla birbirine düşman olup savaşmaya başlıyorlar.Hatta kardeş kardeşle bile.Sonuç olarak Özgürlük Rüzgarı;başarılı bir film.Eğer hala izlemediyseniz kaçırmamanızı öneririm.Filmde ağırlıklı olarak İrlanda asıllı oyuncuların olduğunu da hatırlatmak isterim.
3,5
23 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Kendi içinde değerlendirmek gerekir.Özgürlüğün önemini çok çarpıcı bir şekilde vurgulamış Ken loach,iki kardeş fakat fikirleri birbirine sonuna kadar zıt bu paralelden irlanda'nın verdiği kanlı bağımsızlık mücadelesi ele alınmış bence etkileyiciydi sonuçta biz Türkleri ne kadar ilgilendiriyor o ayrı ama dediğim gibi mücadele ve bağımsızlık arzusu bize hiç de yabancı değil!
4,0
11 Ocak 2017 tarihinde eklendi
MÜKEMMEL BİR BAŞYAPIT 10 ÜZERİNDEN 10

Özgürlük Rüzgarı;İrlanda asıllı İngiliz yönetmen Ken Loach'ın en iyi filmi.Bizi İra'nın ilk yıllarına,1920'lere götüren filmimiz,İrlanda sorununa dair yapılmış en başarılı yapımlardan da biridir aynı zamanda.Bugün Kuzey İrlanda,Birleşik krallığa bağlı bir özerk cumhuriyet.Özerk derken ne demek istiyorum;fiilen bağımsız,sadece şeklen İngiliz hükümetine bağlı,iç işlerinde tamamen serbest,başka bir deyişle yarı bağımsız bir yönetim veya idari bölge.Resmi adı Özgür İrlanda Cumhuriyeti olan Güney İrlanda ise tam anlamıyla bağımsız bir devlet.İrlanda sorunu neredeyse 100 yıldır devam eden kanlı bir mesele.Önceleri sadece özerk olarak idare edilmek isteyen İrlandalılar,sonraları İngiltere'den ayrılarak tamamen bağımsız-ayrı bir ülke olmayı kendilerine amaç edindiler.Bu uğurda öldüler,öldürdüler.İrlanda'nın kuzey-güney olarak bölündüklerine inanıyorlardı çünkü.Tabii buna Londra hükümetinin tepkisi çok sert oldu.Böylece İra sorunu bugünlere kadar geldi.Mesele çok tanıdık geliyor değil mi?Benzer bir sorun bizim ülkemizde de yaşanıyor ve bizde de kanlı bir terör olayına dönüşmüş durumda.Filmi izleyince Türkiye'deki Kürt isyancılardan oluşan malum terör örgütüyle, İra'nın faaliyetlerinin birebir aynı olduğunu net bir şekilde görüyorsunuz zaten.İngiltere'de çözüm önerisi olarak Kuzey İrlandalılar'a İngiliz egemenliğinde özerklik-otonomi gibi geniş imtiyazlar tanındı;ama bu bile ayrılıkçı terörü önlemedi;hatta önlemek şöyle dursun,terör ve şiddet olaylarının daha da artmasına neden oldu.Filmde İngiliz ordusunun İrlandalı köylülere,yerel halka yaptıkları İra'yı haklı çıkarmaya yetiyor.Aslında biz Türkler ile İrlandalılar'ın ortak bir noktası var.Her iki halkta aynı yıllarda(1920'lerde yani)İngiliz emperyalizmine,işgaline ve onların işbirlikçilerine karşı savaşarak onurlu bir mücadele verdi.Ama Türkler;Sevr'i yırtarak Lozanla kendi sınırlarını kendileri çizmiş ve bağımsız bir ülke olmuşlardı.Güney İrlandalılar'da bağımsızlıklarını kazandılar;ama kuzeydekiler özerk de olsa İngiliz egemenliğinde yaşamaya devam etti

Açıkça görülüyorki bu filmde emperyalizm, sosyalizm, ve kapitalizm kavramları, o insanların bu kavramlara bakış açılarını çok açık ve net bir şekilde sergilenmiş. Filmin başında halkın kötü yaşamını iyileştirmek için yola çıkmışlardı. Önlerindeki engel İngiliz emperyalizmiydi. Filmin ortalarında bu emperyalizm belasını az da uzaklaştırdıklarını düşündüklerinde önlerine kapitalizm çıkıyor. İşte burada önceden yanyana olanlar iki gruba ayrılıyorlar. Kimisi kapitalizmle yanyana yürümek istiyor, o dönemin o şartlarında en iyi yöntem yani en faydalı yöntem olduğuna inanıyorlar... ama kimileride kapitalizmi bir engel olarak görüyor ve emperyalizmi besleyeninde kapitalizm olduğunu düşünüyor. Emperyalizme karşı olupta kapitalizme karşı olmayanların tutarsızlık içinde olduğunu ve asıl probleme çözüm üretmediklerini düşünüyorlar.. Asıl çözüm ise sosyalizm bu gruba göre.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki olan biteni görmemek için ya kör olmak lazım ya da kabullenmek hatta susarak ya da bağırarak alkışlamak... Bir başka yol ise devekuşu misali başını kumlar arasına gömmek. Görmemiş gibi yapmak, yok saymak... Görmeyince ya da yok sayınca ortaya çıkan sırça dünyada dertlerden, tasalardan uzak yaşar gibi yapmak... Etliye sütlüye dokunmamak, elini taşın altına sokmamak... Sana dokunmayan yılan varsın yaşasın bin yıl.Elbette görenler de var, görmenin yetmediğini bilenler de. Kimi kalemiyle, kimi yonttuğu heykellerle, kimi fırça darbeleriyle, kimi de Ken Loah gibi kamerasıyla...Elbette Damien gibiler de var. Gencecik yaşlarında vatanlarının tehlikede olduğunu görüp, yaşamın önlerine sunduğu bütün olanakları ellerinin tersiyle bir kenara iterek son çareye başvuranlar...Özgürlük Rüzgarı, 1920'lerin İrlandası'ndaki yurtsever gençlerin İngiliz emperyalizmine karşı mücadelesinden kesitler sunuyor. IRA'yı ve diğerlerini ortaya çıkaran somut koşulların hepsini sokuyor görmek isteyenlerin gözüne...İngiliz işgalcilerinin halka yaptığı vahşeti, yüzyıl boyunca başta ABD olmak üzere pek çok farklı öznenin pek çok farklı nesneye uyguladığını okuduk, gördük, biliyoruz. Vietnam'dan Irak'a, Afganistan'dan Afrika çöllerine dek sayısız yerde yaşandı benzer örnekler.Ken Loach işte bu muhteşem filmle İrlanda'dan yola çıkarak bütün bir dünyayı anlatıyor aslında. Okuduğunu anlayamayanlara, yanlış yoranlara, görmek istemeyenlere ya da bir biçimde görmezden gelenlere gösteriyor gerçek denen şeyin ne olduğunu.IRA'nın pek çok masum insanın canına mal olmuş eylemlerini savunmak elbette mümkün değil ama ona terörist diyenler İngiliz vahşetine en "terörist" ağırlığında bir sıfat kullanmıyorlarsa hangi maskeyi takmış olurlarsa olsunlar insanlıklarını sorgulamak zorundalar.
4,0
20 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Bir bağımsızlık mücadelesi öyle bir hale geliyorki iki kardeşi bile ayrı taraflara itebiliyor .. Ama bir savaş filmi beklemeyin tabiki , güzel filmdi 10/8
2,0
9 Ekim 2006 tarihinde eklendi
filmi ankara'da film+ film şenliğinde gördüm. film boyunca sürekli yönetmenleri mi karıştırdım sorusuyla kıvrandım durdum. karıştırdığımı sandığım yönetmen neil jordan'dı. tam da onun sinemasında görmeye alıştığımız bir öykü sistemi ve hava vardı filmde. filmde de eleştirilen Michael Collins'i anlattığı aynı adlı filme benziyordu. tamam abartıyorum, o kadar kötü değildi.
benim derdim ken loach'tan beklemediğim bir film olmasıydı bu. gereksiz uzunlukta olduğuna inandıüım bir öykü, kimi zaman karaktere dönüşse de derinlik kazanmamış kişiler, erkeklerin var olduğu bir sistemin yinelenişi (filmde kadınları görsek de erkeklerin başrolünde olduğu bir oyunun figüranlarıydı hepsi, Sinead bile)... filmin sonunda kurulan dünya politik olarak ve insanlığa dair çarpıcıydı ama film bittikten sonra eeee??? sorusuyla kalakalıyorsunuz. bunu anlatmak için miydi bütün bu uzun uzun anlatım, diyorsunuz. ya da ben öyle dedim, demeliyim.
bi de... cillian murphy de biraz abartmıyor mu artık? ve abartılmıyor mu ne?
4,0
5 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Özgürlük uğruna birlikte mücadele eden iki kardeşi; sadece barışı sağlayan fakat asıl amacı yok eden bir antlaşma birbirine düşman ediyor..ve birini idama kadar götürüyor.. son yıllarda seyrettiğim en güzel filmlerden biriydi..İrlanda yapımı en iyi film sanırım.Ken Loachı tebrik edilmeli ve harika performansıyla Cillian Murphyde.
5,0
13 Ekim 2006 tarihinde eklendi
Filmi Film+/3 de izledim,defalarca boğazım düğümlendi diyebilirim,şiddet,dram,politika,ikiyüzlülük hepsi bir arada öyle güzel anlatılmıştı kii.bi dönemin analtımı oldugu için benzerleirne elbette ki rastlanacaktır sinema tarihinde diyerek bi de gönderme yapmış olayım...9/10
5,0
19 Mart 2007 tarihinde eklendi
Hangi millet ya da toplulluk olursa olsun özgürlük/bağımsız mücadelisi vermişse onu desteklerim... Bu filmin en belirgin taarfı sömürücü güçlerin kardeşi kardeşe nasıl düşman ettiğine vurgu yapmasıdır. Ülkeleri yıllarca işgal altında kalan İrlandalıların bağımsız mücadelesi, İngilizlere bakışı, mücadaleye rağmen kuşku ve tereddütleri... en canlı bir biçimde yansıma bulmuş bu filmde... Zulüm sahnelerini seyrederken "lanet olsun" demekten başka bir seçenek bulamayan biz aciz insanlar, yıllar boyunca muhterislerin mazlumlara yaşadığı acılara ister istemez ortak oluyoruz ve onlar adına göz yaşı döküyoruz... Özgürlük Rüzgarı filmi benim kült filmim oldu... Fırsat buldukça izleyeceğim ve izlenmesini tavsiye edeceğim...
3,5
8 Mart 2008 tarihinde eklendi
Ben beğenmedim bu filmi yaa...sanki stüdyoda çekilmiş gibi...böyle itici bi havası var hadi baz sahneler gerçekten çok çarpıcı ama genel olarak bakarsak, basit ...yani izlerken öyle sıkıldım ki çok dikkat edemedim...10/7 verdim...
4,0
22 Kasım 2006 tarihinde eklendi
ilk yarısı itibarıyla pek sarmasa da özellikle ateşkes ilanından sonra film bayağı etkileyici bir hal aldı.güzel bir başkaldırı filmi denilebilir...
4,0
27 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
Devrim yapmak önemli.devrimden sonra ne yapacağını bilmek daha da önemli.Konu harika.
3,5
25 Nisan 2008 tarihinde eklendi
usta yönetmen ken loch taraf bir trajediyi gözler önüne seriyor film tuttuğ dogmatik bir biçimde değil sorgulayıcı bir biçimde ele alıyor ve aslında zulüme maruz kalanların nasıl zulüm yapabilceklerini üstelik zulme uğrayan kişinin zulüm etme hırsının nasıl bölünmeler sebeb olabilecğini gösteren bir film aslında işgal altındaki tüm ülkelerin ortak sorunlarını işler gibi bir olay örgüsü var filmin işgal esnasında tek bir ortak düşmana karşı olan birlik işgal sonrasında bir türlü sağlanamıyor buda filmin politik olaylara karşı nihilst tavrını ortaya koyuyor
filmde güzel çekim açılar başarılı kamera hareketleri var ama en başarılı teknik detay ses kurgusu ve ses miksajı olmuş
filmi gayet başarılı bir film ama politika ve kişilerin hayat hikayelerini bir arada iki saat gibi bir sürede anlatmak isteyince malesef bazı konular yüzeysel işlenmiş bu nedenle de başyapıt diyemem(altın palmiye almayı hakedip etmediği tartışılır bence haketti) zaten her altın palmiyeli filmde başyapıt olamıyor
4,0
17 Haziran 2007 tarihinde eklendi
İzlediğim en iyi drama filmlerinden biriydi, Angela’nın Külleri’nden sonra 2. sıramda. Konuları farklı iki film ama dram olarak kıyasladım. Verilmek istenen mesajda gayet iyi. Ne abartılı, ne de sönük bir kurgu. İzlenmesi gereken önemli bir film. İnsanın düşünmesini sağlıyor gerçekten.
4,0
27 Ocak 2007 tarihinde eklendi
gayet iyi bi film olmuş savaş halini ve sözde barış halini çok iyi anlatmış
4,0
23 Nisan 2008 tarihinde eklendi
Özgürlük Rüzgarı sinema okullarında yönetmen adaylarına ders olarak gösterilmesi gereken bir film, bir başyapıt, bir şaheser... Yönetmen Ken Loach, yavaş çekim ve dramatik bikaç müzikle bir çok sahneye olduğundan çok daha fazla duygu yükleyebilirdi. Sahneleri süsleyerek günümüz sözde sinema seyircisini film sonunda gözü yaşlı ve ağzı açıp bi halde bırakabilirdi, hollywood sinemasının genellikle yaptığı gibi... Ama Loach işin kolayına kaçmadı, tarihi olabildiğince gerçekçi ama aynı zamanda harika bi ahenkle anlatmayı seçti. Bu iki karşıt öğeyi aynı filmde kullanmak gibi zor bir işin altından kalkarak da ustalığını kanıtladı.
İrlandanın bağımsızlığı için omuz omuza savaşan insanların filmin sonlarına doğru farklı seçimler yaparak karşı karşıya gelmesi İngilterenin sömürgecilik konusunda ne kadar kurnaz olduğunu çarpıcı bi şekilde gösterdi. Ve Ken Loach seyircisine sordu; tam bağımsızlık için savaşa devam etmek isteyenler mi, yoksa bu kanlı savaşın bir an önce bitmesini isteyenler mi haklı?..
Daha Fazlasını Göster