En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
8 Ocak 2016 tarihinde eklendi
Manchevski'nin henüz 25 yaşındayken böyle bir filme imza atması hayranlık uyandırıcı. Ele alınan konuların büyüklüğü, sertliği, risk seviyesi bir tarafa, biçimsel anlamda da yükün altından kalkmayı başararak oldukça başarılı bir iş çıkarmış. Tabii görüntü yönetmeninin desteği ile. Üç farklı hikaye, ortak karakterler. "Kusursuz çember yoktur". Birinci ve üçüncü bölümler su gibi akıyor. İkinci bölüm biraz daha ayrı, ilgisiz gibi görünüyor en başta. Benim en ısınamadığım bölüm bu ikincisi oldu. Ancak filmin bütününe baktığımızda o da yerine oturuyor gibi. Sanıyorum yönetmenin bilinçli bir tercihi, daha bağlı görünen birinci ve üçüncü bölümlerin arasında bir soluklanmak, es vermek. Balkanlar coğrafyasından Londra'ya kısa süreli bir ziyaret. Ancak bu ikinci bölüm de sonuna kadar sert. Soluklanmak dediysem bunu hafiflik, ferahlık olarak algılamayın. Yalnızca bir mekan değişikliği. Müzik kullanımı, mekan kullanımı akılda kalıcı. Rade Serbedzija (bir nebze de Katrin Cartlidge) dışındaki oyuncu kadrosu pek tanınmasa da, bu durum filmin lehine işliyor. O manastırda, o köyde yaşayanların gerçek insanlar olduğu hissine daha kuvvetli kapılıyorsunuz. Balkanlar ile ilgili pek çok film var bunların hemen hepsi başarılı, etkileyici filmler. Yaşananların çarpıcılığının sinema sanatında bu şekilde yerini bulabilmesi sevindirici. "Before the Rain" her yönüyle izlenmeyi hak eden, izlenmesi gereken örneklerden biri.
sarmal kurgu ve 3 farklı hikayeymiş gibi gözüken bir şekilde birbirine bağlı olan hikayeler... bu filmin en büyük sömürücüleri tarantino pulp fiction ve robert rodrigez sin city :))'Zaman ölmez , çember yuvarlak değildir' yani zaman akar geçer insanlar ölür fakat zaman ölmez, başladığınız yere geri döndüğünüzde, çemberi dönüp dolaştığınızda durduğunuz yer başladığınız yer değildir siz aynı şeyleri hissedemezsiniz işte bu yüzden çember yuvarlak değildir...
beni finaliyle en cok etkileyen filmlerden birisi oldu savasın sonuclarını acımasızlıgını guzel bir dille anlatmıs.. 3 ayrı hikayenin bu kadar guzel birlestirilmesi filmi harika kılıyor bence seyredilmesi gereken bir basyapıt diyorum.muzıklerıde ayrı bir guzel.hıc unutulmayacak olan sey filmde ayrıca 'tıme never dıes-circle ıs not round'
Savaşın getirdiklerini ve götürdüklerini gözler önüne seren,resim tadında bir film.Bide bu resim müthiş etnik müziklerle süslenince,üzerine sağlam da bir dramatik yapı oturtulunca seyreyleyin bu güzel yapıtı...9/10
Demokrasi, insan hakları gibi evrensel unsurların ulaşamadığı toplumlardaki yaşantıdan bir kesit, insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu gösteren bir şaheser ve oryantalist enstrumanların hakim olduğu müzikleriyle bir bütün. Mutlaka izlenilmeli...
Balkanları alev alev saran milliyetçilik, tarihin mirası olan etnik kimliği fark ediş ve sonrasında acılarla kendini belli eden insan manzaraları.Film "kelimeler" "yüzler" ve "fotoğraflar" adlı üç bölümde işler adlı bölümde kendimizi bir dağ başında ruhsal hayat sürdüren Ortodoks rahipler arasında buluyoruz. Sessizlik yemini etmiş olan Kiril bir gece odasında Hristiyanlardan kaçan bir Arnavut kızı Zamira'yı bulacaktır onu ele verip vermeme konusunda yaşadığı çatışma insancıl bir hareketle sessizliğine devam edip bu Müslüman kızı saklama haline bürünecektir. Yaptığı seçim Balkan coğrafyasının sert mizacında aynı hoşgörüyle karşılanmasa da bir insan başka ne yapabilir ki. İkinci bölümde yaşanan acıların uzağında, ayakları üzerinde duran bir kadının seçimi ve aşkı arayışı ele alınacak burada tanıdığımız Makedon fotoğrafçının huzur bulmak amacıyla ülkesine geri dönüşü filmin son perdesi yani "fotoğrafları" meydana getirecektir. Film büyük bir acının ortasında farklı bir anlatıma sahip, Bosna'da daha sonra Kosova'da yaşanan insanlık dramının tekrarlanma ihtimalini sorgulayan yağmurdan önce "etnik kimliğin" onlar ve bizler ayrımına dönüşümünü, bu farklılığın tahammülsüzlükle harmanlayıp ölümlere neden oluşunu yağmurdan önce yaşanan sıkıntılı havanın hissedildiği dakikalarda gözlerimizin önüne seriyor. Gördüklerimiz buz dağının su üstünde kalan kısmı kadar belirgin ve anlaşılır bu bile gözyaşlarımızı harekete geçirmekte yeterli olabiliyor peki suyun altında kalan ancak görmek isteyen insanların görebileceği acılar hakkında ne biliyoruz belkide filmde dendiği gibi "zaman asla ölmeyecek" hiçbir şey dünde kalmayacak, yaşanan acılar gün gelecek farklı yerlerde farklı kimliklerle yeniden dirilip hayat döngüsündeki yerini alacak çember yuvarlak olmasa da bu çevrimde yaşanacak olaylar yaşanmışlara benzemek için yeni yüzler ve bildik nefretler bulacaktır. Önemli festivallerde çok sayıda ödül alan bu film etkileyici müzikleriyle de dikkatlerimizi çekmeyi başarıyor.
Çok iyi bir döngü var, döngüyü yani çemberi tam özümsemek için film bitince kapatmadan 1. bölümü tekrar izleyin, her bir görüntü de bu da şu imiş dersiniz, çok iyi gerçekten.Müzikler süper ve filme iyi oturmuş, Karekterlerden Arnavut kız süper oynuyor.Farklı ve tadı süper bir film, kesin izleyin.8 puan
masalsı müzikleri eşliğinde su gibi akıp giden bir film bana kalırsa.film üç parçaya bölünerek anlatılmış.kelimeler,yüzler,resimler...hepside birbirine çok iyi bağlanmış.bir kopukluk yok filmde.izlenmesini tavsiye ederim.ama yavaş ilerleyen filmleri sevmiyorsanız bu filmide sevmeyebilirsiniz belki..ben sevdim çok başarılıydı 10/8
siyaset ve tarih bilgisi olan, dünya meseleleriyle ilgili kişilerin filmi tam olarak anlayabileceğini ve filmden azami hazzı alabileceklerini düşünüyorum. öncelikle şunu belirtmekte fayda var; before the rain öyle hakkında gelişigüzel yorum yapılabilecek bir film değil. ağır bir film, yer yer sıkıcı ve hatta bunaltıcı bile olabilir. ancak ben sıkıldım bu kötü bir film demek çok beylik bir yorum olur. her ne kadar ben de yer yer sıkılsam da before the rain belli bir bölgenin toplumsal ve tarihsel gerçeklerini, o bölgede yaşayan insanların hayatlarını ve yaşam tarzlarını anlatıyor. bu noktada yapılması gereken ben sıkıldım, izlemesi zor ve ağır bir film demek yerine yönetmenin anlatmaya çalıştığı gerçekleri ucundan kıyısından da olsa anlamaya çalışmak. filmin en büyük artısı kurgusu. izlemeyenler olabilir diye çok fazla bilgi vermek istemiyorum ama filmin çok ilginç bir kurgusu var. bu yüzden de ancak filmin sonlarında ne olup bittiğini kafanızda oturtabiliyorsunuz. detayları da fark edebilmek için ikinci kere izlemek faydalı olabilir. çoğumuza uzak bir dünyayı anlatan before the rain’e biraz daha yakından bakmayı ve ondan bir şeyler öğrenmeyi denersek aslında uzak gelen bu dünyanın tam da bizim yanıbaşımızda olduğunu ve o dünyada yaşanan olayların farkında olmamanın ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu anlayabiliriz.
Balkanlardan gelen her duyuya hitap eden bir başyapıt... Milcho Manchevski'nin ilk uzun metrajlı filmi olan ?Yağmurdan Önce? çekildiği yıldan itibaren birçok kişi tarafından beğeni kazandı ve sinema tarihinde kendisine iyi bir yer edindi.?Zaman ölmez, çember yuvarlak değildir.??Barış istisnadır, kural değil.?Günümüzde birçok örneğini görmeye alıştığımız kesişen hayatların öyküsünü bu sefer Balkanlarda izliyoruz. Manchevski filmini, 3 bölüme bölerek anlatmış. Medeniyetten uzaklarda Balkan topraklarında yaşanılan iç savaşın ve gereksiz katliamların aslında sadece onları ilgilendirmediğini tüm dünyayı ilgilendirdiğini etkileyici bir üslupla dile getiriliyor. Dünyanın önde gelen kuruluşları ve ülkelerini sert bir şekilde eleştiriyor. Filmde dikkatle izlenildiğinde açığa çıkacak birçok gizli ayrıntı yer alıyor(kaplumbağalar, ölümler gibi). Makedon yönetmenin kurgusu, başarılı senaryosu ve özgün anlatımı filmi üst düzey bir film yapmaya yetmiş. Bunun yanında savaş karşıtlığının ve hümanist yaklaşımının da payı var elbette. Manchevski'nin esasen bir fotoğrafçı olduğu fim boyunca fark ediliyor. Yönetmen, fotoğrafı andıran harika planlar yakalıyor ve bunları müziklerle süslüyor. Balkan filmlerinin huyu olsa gerek ?Yağmurdan Önce'nin de müzikleri bir harika. Farklı kamera açılarıyla, ölüm ve öldürme duygusunu bu müziklerle daha da etkileyici bir şekle dönüştürüyor. Oyunculukların harika olmasa da başarılı bir şekilde yer aldığı filmde; hayat, aşk, sevgi ve ölüm hakkında mesajlar veriliyor. Sahne müzik uyumunun çok başarılı bir şekilde uygulandığı ender filmlerden. İzleyenleri derinden etkileyecek ve birçok karesinde kendilerini bulacakları ve çarpıcı finalinin uzun süre hafızalarında yer edinecekleri bir film ?Before the Rain?.'Kuşlar çığlık atarak siyah gökyüzünde kaçışıyor, insanlar sessiz, beklemek kanıma acı veriyor.'Birçok yönüyle mükemmeliyete ulaşan film, halen Makedonya'nın tek Oscar adaylığının sahibi. Ustaca işlenmiş kurgusu, senaryosu ve verdiği mesajlarla her sinemaseverin nüfuz etmesi gereken bir yapıt.'Ölümün gölgeli vadisinde yürümeme rağmen hiç bir şeytandan korkmuyorum, çünkü sen benimlesin.'
'Kuşlar çığlık atarak siyah gökyüzünde kaçışıyor ,insanlar sessiz,beklemek kanıma acı veriyor.''ölümün gölgeli vadisinde yürümeme rağmen hiç bir şeytandan korkmuyorum,çünkü sen benimlesin.'nasıl güzel bi filmdir keşke balkanlardan daha çok film çıksa...
Hayatımı altüst eden film, topraklarımı erozyona uğratan, üstü kapanmayan bütün yaraları yeniden kanatan. Planetimizde yapılmış olan en güzel, en başarılı film. Bu kadar iddialı evet.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.