Nuremberg, psikiyatrist Douglas Kelley’nin, aralarında Hermann Göring’in de bulunduğu üst düzey Nazi liderlerinin zihinsel durumlarını incelemekle görevlendirilmesini merkezine alıyor.
Kadın Kral, özellikle 18. yüzyıldan itibaren Batı Afrika'nın güçlü devletlerin biri haline gelen Dahomey Krallığı’nın tamamı kadınlardan oluşan askeri birliği Agojie’nin hikayesini konu ediyor.
Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Amerikalı fizikçi Julius Robert Oppenheimer'ın hayatına odaklanılan filmde, Julius Robert Oppenheimer’ın, İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilme sürecindeki rolü gözler önüne seriliyor.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Birinci Dünya Savaşı sırasında Batı Cephesi'nde savaşan bir Alman askerinin hikayesini konu ediyor. Savaşın ilk günlerinde coşkuyla siperlerde yer alan Paul ve silah arkadaşları, savaş devam ettikçe kendilerini korku ve büyük bir çaresizliğin içinde bulur.
Millie Bobby Brown'ın Enola Holmes'ü canlandıracağı filmin uyarlanacağı kitaplarda Enola'nın annesi kaybolur. Bu durumda Enola onu yok sayan ağabeyleri Sherlock ile Mycroft'tan yardım ister. Sherlock ve Mycroft bu olayı çözerken Enola'yı uzaktaki yatılı bir okula gönderme kararı alırlar.
Lady Chatterley's Lover, zenginlik ve ayrıcalıklarla dolu bir hayata doğan ve yetişkin olduğunda kendisine aşık olan bir adamla evlenen Lady Chatterley'in hikayesini konu ediyor. Evlilik hayatında zamanla kocasına olan sevgisini kaybeden Lady Chatterley, gerçek aşkı malikanelerinde bekçilik yapan adamda bulur. Sevdiği adamla mutlu bir hayat sürmek isteyen Lady Chatterley, tüm geleneklere karşı çıkarak hayatını istediği gibi yaşamaya çalışır.
Solgun Mavi Gözler, genç bir öğrencinin yardımıyla West Point'teki ABD Askeri Akademisi'nde meydana gelen gizemli cinayetleri çözmeye çalışan kıdemli bir dedektifin hikayesini konu ediyor.
İlgi Alanı, Auschwitz kampının yanında aileleri için ideal bir yaşam kurmaya çalışan kampın komutanı Rudolf Höss ve eşi Hedwig’in hikayesini konu ediyor.
The Wonder, birbirlerinin hayatlarını derinden değiştiren iki yabancının hayatına odaklanıyor. Lib Wright adındaki İngiliz bir hemşire, kimilerinin tıbbı anormallik olarak gördüğü kimilerininse mucize olarak nitelendirdikleri bir şeyi gözlemlemek için küçük bir köye çağırılır. Onun gözlemleyeceği kişi bir kulübede yaşayan ve iddialara göre yiyeceksiz uzun süredir hayatta olan genç bir kızdır. Kızdan haberdar olan bir gazeteci, olayı araştırmak için vakit kaybetmeden harekete geçer.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.